8 Eylül 2008 Pazartesi

taraftar futbolcu..

fi tarihinde hakan şükür açıklamıştı "fenerbahçe'de oynayan galatasaraylı futbolcular var" diye..geçen sene de arda, "ruhumuzu trübünden gelen, hepsi aynı zamanda fanatik birer galatasaray taraftarı olan futbolculardan alıyoruz" demişti..mevzuyu fazla uzatmayacam..profesyonelliğin zora girilince en kolay sığınılan limandan öte bi şey olmadığı futbol dünyamızda, taraftar olmak futbolcunun oyun kalitesine ne kadar etki eder? hasan şaş sarı-kırmızı uğruna mı her maç deliriyor, yoksa zaten deli midir? fenerbahçe şampiyon olmayınca emre belözoğlu semih kadar üzülür mü? tuncay şanlı'ya siyah-beyaz forma giydirsek kızarık alnıyla yine de bi kaleden diğerine çılgın atar mı? tartışalım..

PS: sergen'i fotoya öylesine koydum, dikkate almayalım..ne de olsa ilkokulda beşiktaşlı, ortaokulda fenerbahçeli, lisede de galatasaraylıydı sergen..ergenlik çağında da bi kaç aylığına trabzonsporlu olmuştu galiba, tam hatırlamıyorum..

wasted

5 yorum:

Kiki (Kazım Kazım) dedi ki...

Futbolcular için para ve kendini ispat etme unsurlarının taraftarlık ruhuna kıyasla daha motive edici olduğunu düşünüyorum.
Tuncay Galatasaray'dan yıllık 10 milyon avro alırsa gerçekten de çıldırarak koşar ne de olsa o parayı hesabında gördüğünde çıldırmış olacaktır.

Adsız dedi ki...

Doğru, şöyle bir ikilem var bence de: profesyonellik sadece ardına sığınılan bir şey değil.
Yoksa neden Avrupa'ya gitsinler ki? Yani Emre'nin Fener'de oynaması günah ama Newcastle mübah mı yani?
Inter'e hangi sebeple gittiyse fenere de o sebeple gitmiştir diye düşünmekteyim.

Valorem

mehmet erdem perek dedi ki...

Inter'e hangi sebeple gittiyse Fener'e de o sebeple gitmek!
Gitme sebebinin zaten açıkça para olduğu ortamlarda, gitmeme sebepleri konuşulmalı, ki taraftarlık ve ruh o anda devreye girer.
Futbolun olanca endüstriyelleşme sürecine taraftarların ufacık da olsa gönülden isyanıdır bayrak adamlar ve ezeli rekabetler.
Yoksa Araplarla Ruslar çevirsinler topu kendi aralarında.Biz de 20 yılda bir gelen,savaşan,ruha sahip takımlarla sevinip,bir 20 yıl daha o seneyi anlatalım.
Kısacası uzuncası şahsi fikrim ezeli rakibimden futbolcu almamaktır,futbolcumun da gitmesini istemem.
Özgürlük bazen de bayraklara tutunmaktır,para bütün bayrakları aynı kılmadan.

ram dedi ki...

Futbolun olanca endüstriyelleşme sürecine taraftarların ufacık da olsa gönülden isyanıdır bayrak adamlar ve ezeli rekabetler.

Saygılar efendim...

Fenerbahçe'den her transfer yapıldığında Beşiktaşlının yüreği sızlar, Fenerbahçelinin cebi dolar. Giden gitsin. Tümer gitti de ne oldu? Efsane tezaurat kaldı bize. Ama kimse gelmesin.

lazinyo dedi ki...

aslında bu konuyla ilgili; daha doğrusu kapitalizm, motivasyonlar, psikoseksüel gelişim süreçleri ve sitemin bu süreçler üzerindeki amaçlı veya amaçsız rolleri, alternatif toplum ve ahlak düzenleri ile ilgili bir chapter yazacak kadar dolu ve içlenmiş hissediyorum kendimi, sanırım dişlerimi bunun yüzünden sıkıyorum hep. spor nedir, amacı nedir, sporun sistemdeki yeri ve sistem için rolü nedir, kimin motivasyonunu ney daha çok etkiliyor? en iyisi bu konuyu hiç açmamak, zira bunların tartışılabilir hale gelmesi bile bir kaç devrim gerektirmekte...