
Dün benim doğum günümdü..
Bir yandan kız arkadaş, tayfa vs, Taksim'e gitmek lazım, içmek lazım, ama diğer yanda da dünyada en sevdiğim iki takımın, Beşiktaş ve Barcelona'nın maçları vardı. Ben dün futbola ihanet edip, eğlenmeyi seçtim. Ne ilginçtir futbol tanrıları bizi öyle bir bara sürüklemiş ki, barda sürekli La Liga maçları açıktı. Valencia maçına direndim, ama Barça maçı başlayınca dayanamadık, kızları bir tarafta bırakıp ekrana döndük hepimiz. Yan masada koyu Real'li çocuklar olunca, maç tadından yenmedi. Özellikle ilk Barça golünden sonra mekanı tezahüratlarla ayağa kaldırmaya kadar abartınca biz işi, kavga çıkarır mıyız diye kıllandım bir an!
Hayatımda ilk kez bu kadar aciz bir Real Madrid gördüm. O onu atsa, ah o top direkten dönmese ayaklarını yerim, maç tam anlamıyla Real ceza sahasında oynandı! Sürekli 7-8 Barcelona'lı vardı Madrid yarı sahasında, hakkını verelim bu yarı sahada fazla boş alan bulamadı Barcelona hücumu. Ama diğer yarı saha, maçın bütününde Victor Valdez kullanımına tahsis edilmiş gibiydi! Barça, sakat biçimde üstündü Real'den.
Casillas, Madrid direnişinin sembolü oldu gözümde, müthiş derecede hızlı ve başarılıydı. Takımının açık ara en iyisiydi. Valdez ise bizi şaşırttı, 2 kontratakta iki mutlak gol pozisyonunu engelledi. Guardiola günden güne büyüyor kulübede, giyim kuşamıyla, karizmasıyla da apayrı bir tarz yaratıyor kendine..
Beşiktaş için de bir cümle olsun söyleyelim. "Stadyum" programından izledim geniş özeti. Hücum hattını beğendim diyebilirim, ama bu savunma, bu boşlukların 4te birini Cimboma verirse var ya...
Aceto'nun ramon'una armağan olsun..