medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Sveti Stefan??


Ben mi yanlış görüyorum, yoksa NTV, "Sırbistan'a vize kalktı" haberine fotoğraf olarak Montenegro'daki Sveti Stefan'ı koymuş! Zaten haberlere enteresan fotoğraf seçimleriyle uzun zamandır dikkatimi çekiyorlardı, bu sefer baltayı taşa vurdular..
Bu iki ülke'nin ayrıldığından fazlaca bihaber, "Sırbistan sahillerine gitmek artık vizesiz" haberlerini de görürüz yarın gazetelerimizde!

8 Temmuz 2010 Perşembe

Ömer Baba


Bi dolu yerde çıkmış, ben de Alper Çetin kardeşim vesilesiyle gördüm, çok beğendim.

Doğru sözü çok adamın, allahı var. Ama ne söyleyeceği bu kadar kestirilebilir adam olmak da ilginç iş be kardeşim. Burkay ne söylüyorsa 2-3 saniye sonra aynısını söylüyorsun, e ne katıyorsun bize ya sen?

Her şeye rağmen türkiyedeki yorumcuların çoğundan kaliteli olduğunu düşündüğümü söyleyip kaçayım.

1 Aralık 2009 Salı

Virgülüne dokunmadan anlat Romeo!



Konu bu, fazla söze gerek yok. Pazartesi günü, el classico ile ilgili neler yazmışlar diye aldığım gazetede gördüğüm haber, bir bakıyorum bir süredir yoğunluk nedeniyle eskisi kadar yakın takipçisi olamadığım Aceto'nunmuş, ve fena tongaya getirmiş adamları. Halka arz etmek de bize düşer artık dedim. Daha önce Star'da, paranoyakça gelirse gülün geçin, Uğur Önver adlı kişinin bizim burada verdiğimiz bir yorumu mot a mot kullandığını da görmüştük.

Hayırlı işler..

ps. Başlık, çok sevdiğim bir tiyatro oyunu olan "tarla kuşuydu Jülyet" isimli oyunun Tiyatro Kedi tarafından söylenen oyun müziğinden alıntıdır.

23 Kasım 2009 Pazartesi

Sen neymişsin be kartal!


Avrupanın an itibariyle en az gol yiyen takımı.

Son 6 yılın en iyi beşiktaşı.

Hayat ne garip, 1.5 ay önce neler söylendi, neler oldu şimdi. "Tükaka"cılar erkenden saf değiştirdi. Bir de sene sonunu görelim, kim ne demiş, ne olmuş, istişare ederiz.
matteo ferrari - enzo ferrari - enzo schifo - şifo mehmet - mehmet topuz.. anladın sen..

23 Ağustos 2009 Pazar

Son 5 yılın en kötü başlangıcı (!?)


Beşiktaş, lige son 5 senenin en kötü başlangıcını yaptı, diyor NTV SPOR. Türk spor basınının yüz akı dediğimiz, bağrımıza bastığımız, çok sevdiğimiz spor kuruluşu. 3 hafta, alınan puan sayısı 5, mağlubiyet falan yok ortada, 1 gol görmüş takım kalesinde, vesaire..

Beşiktaş'ın güzel top oynadığını, bu sene şampiyonluğun en güçlü adaylarından olduğunu söylemek fazlaca iyimser olur, doğru. Ancak, bir takımın 3 haftadaki performansını, hele ki ortada sadece kalede görülmüş bir gol varken ve takım mağlubiyet görmemişken, geçmiş senelerle (ki bu senelerde iyi başlamış olmasının buna yol açmış olabileceği ihtimali düşünülmemiş bile!) kıyaslayıp ortaya böyle bir istatistik çıkarmak bana çok anlamlı gelmiyor.

Ne anlama geliyor mesela bu istatistik? Buna dair bir çıkarımınız var mı? Ham datanın altı zorlama ve ezbere doldurulmaya çalışılmış bir haber daha sadece.

İnanın duygusal bir yazı değil bu. Derdim sporla ilgili fikirlerini görmeyi beklediğim medya kuruluşlarının da zaten sayıca fazla olan kalitesiz meslektaşlarına uymaya başlayıp, spor takibini artık tamamen futbol bloglarından yapmaya başlamak. Haber kaynağı olarak kullanılabilecek kalitede ulusal medya aygıtının kalmamaya başlaması bir diğer deyişle!

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Giselle for Sky HD


Cümlenin meali: Spor... hiç görmediğiniz şekilde.

30 Nisan 2009 Perşembe

Messi(h)

Guardian Galleries'den. Bu isim benzetmesini de keşfedememişim daha önce.


Çengelli iğne espirisi bir yana, üstündeki kıyafet süper olmuş.

let's go get lost, somewhere in the TC..

28 Nisan 2009 Salı

Noémie Lenoir @ Bafta Television Awards


Miss Claude Makelele.
Lan burkay hani road trip yapıyoduk ??

22 Nisan 2009 Çarşamba

Akıl fikir ihsan eyle


“I find Ribéry’s look very charming, because it really fits his wild temper. However, he would look better with a nice white Hollywood smile.”

Manyak Dino Drpic'in manyak karısı Nives Celzijus, yine manyak bir yazı işleri müdürü tarafından kendisine yazması için BILD gazetesinde verilen köşede yazmış bunu bu hafta. Tövbe yarabbim...
bülük nakli inik yapılır

17 Nisan 2009 Cuma

Terminator David


Beckam for Motorola
barizzio for region till june '09

10 Nisan 2009 Cuma

Elen Rives @ Harvey Nichols London


O Frank'ı (Lampard) özlemiş, efkarından belli, İngiliz medyası da onu! Katalunya milli takımının (Barça) başarılarıyla övünsün artık.
fwcfw

3 Nisan 2009 Cuma

Gölgede ve güneşte Robinho

Guardian yine süper bi analiz yapmış, Robinho'nun deplasman ve içerideki performanlarını analiz etmiş. Yukarıda, Robinho'nun Stoke city ile oynanan iki karşılaşmada attığı şutlar var. Gördüğünüz gibi, içeride iken isabet yüzdesi, isabet edenlerin de gol olma olasılığı çok daha yüksek. Sadece şutlara bakıldığında "Robinho deplasmanda kayıp" başlığı atılabiliyor, Fotomaç style! Ancak bir de şuna bakalım.

Liverpool ile yapılan iki maçta verdiği paslar Robinho'nun. İçeride 10/16, dışarıda 27/31 pas! Bir de verdiği pasların coğrafyasına bakarsak, sürekli orta saha ve kanatlara destek atmaya gittiğini görüyoruz. Takımın pas trafiğine bu kadar çok katılarak kanatların atağa katılmasını kolaylaştırıyor, rakip beklerin atağa çıkmasını güçleştiriyor. Ve Robinho deplasmanda kenara alındığında, ki bu sık oluyor, City yakın zamanda gol yiyor. Severim kendisini..
nasıl geçti çocuklar halısaha??

20 Mart 2009 Cuma

Türk Medyasının başarısıdır


Galatasaray Kadıköy'de final oynar mıydı? Elenmenin ardındaki suçlu kimdir? Kewell sezonun kalanında hangi mevkide oynar gibi soruları bir kenara bırakıp, bu maçı farklı bir okumayla ele alacağım.

Maçta Arda'yı sahada görmek sürpriz oldu mu? Kimileriniz için evet. Haftasonu Trabzon maçında Egemen'in hayvanlığını bir kenara bırakırsanız, Arda'nın ciddi bir sakatlığı olduğuna hiç inanmamıştım. Ama tüm camia ve tüm spor basını, ağız birliği yapmışçasına "Arda oynamayacak" diyordu. Barça'yla oynayacak takıma "Messi yok" derseniz belli bir ölçüde gevşeme yaratırsınız oyuncuların kafasında. Bence amaç da buydu. Gerçi Martin Jol da inanmamıştı buna, ama bir çok insanı yanıltıp Arda'yı sürpriz koz haline getirmeyi başardılar. Bu bir başarıdır. İsviçre maçı sonrası kendi takımını kendi yolladığı kasetlerle UEFA'ya ihbar eden basın, ya bir şeyler öğrenmişti de artık kendi takımları leyhine işler yapmaya gayret ediyordu, ya da Kadıköye doğru yürüyen bir Galatasaray'dan daha bir sürü haber çıkacağını düşünüp, avuçlarını kaşıyordu.
bu akşaaaaaaammmm gidiyoruuuuuummm elvedaaaa kozyataaaaağııınnaaaaa

28 Aralık 2008 Pazar

ciddi analiz


Hürriyet gazetesi bugün saçma sapan bir haber yayınladı. http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/10656493.asp?gid=211 adresinden okunabilir. Haberde kim hakem hatalarından kaç puan kazandı, kim kaç puan kaybetti seceresi çıkarmışlar. Dünyada bundan daha gereksiz ve daha gerçek dışı bir araştırma nasıl olabilir bilmiyorum. "Bir maç 0-0 bitmiş efendim maçta sarı takım için penaltı artı kırmızı kart, yeşil takım için 2 cezayayı üzerinden frikik 1 de ofsayt yenmiş, maçın skoru kaç kaç olur?", gibi OKS sorularını ciddi analiz olarak sunan bu adamlar hangi güzel kafayla haber yapmış oluyorlar anlamıyorum. Hayır yarın biri ciddiye alacak, basın toplantısı yapacak ondan korkuyorum.
aman ağzınla iç de inleyen sen olma!.. :)

28 Kasım 2008 Cuma

Bu da İngiltere medyası


Bizim medyayı topa tutanlara Premier Lig'i de tavsiye etmiyorum..
FM 2009 inceden baymaya başladı beni..yazı geliyor yakında!