robinho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
robinho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2009 Pazar

???


Allahın yarattığına da çirkin denmez ama...

3 Nisan 2009 Cuma

Gölgede ve güneşte Robinho

Guardian yine süper bi analiz yapmış, Robinho'nun deplasman ve içerideki performanlarını analiz etmiş. Yukarıda, Robinho'nun Stoke city ile oynanan iki karşılaşmada attığı şutlar var. Gördüğünüz gibi, içeride iken isabet yüzdesi, isabet edenlerin de gol olma olasılığı çok daha yüksek. Sadece şutlara bakıldığında "Robinho deplasmanda kayıp" başlığı atılabiliyor, Fotomaç style! Ancak bir de şuna bakalım.

Liverpool ile yapılan iki maçta verdiği paslar Robinho'nun. İçeride 10/16, dışarıda 27/31 pas! Bir de verdiği pasların coğrafyasına bakarsak, sürekli orta saha ve kanatlara destek atmaya gittiğini görüyoruz. Takımın pas trafiğine bu kadar çok katılarak kanatların atağa katılmasını kolaylaştırıyor, rakip beklerin atağa çıkmasını güçleştiriyor. Ve Robinho deplasmanda kenara alındığında, ki bu sık oluyor, City yakın zamanda gol yiyor. Severim kendisini..
nasıl geçti çocuklar halısaha??

21 Ocak 2009 Çarşamba

Farka gel


Hem İspanyol, hem İngiliz medyası bir tevatür geçiyorsa ajansta, bir durum vardır ortada.

Chelsea Robinho'nun peşinde!.. Ama önemli bir uyuşmazlık var haberler arasında. İngiliz medyasına göre, önerilen rakam 12 milyon sterlin (yaklaşık 18 milyon Euro). İspanyollara göre ise 17 milyon Euro + Anelka + Malouda + Kalou!!

Uyuşmazlık dev, bana daha mantıklı gelen ise İngiliz medyasından gelen haber. Zaten ilgili rakam da Bridge'in transferinden gelen para. Chelsea bu sezon daha fazla bütçe ayırmayacağını açıklamıştı. Aksi taktirde, bahsi geçen isimlerin hepsini elden çıkarmak çılgınlık mı olur ne, özellikle de Anelka'nın 14 golle gol krallığında 1. durumda olduğunu düşünürsek, intahar da denebilir..
wasted ses veğğ, duğma öyle bana ses veğğ:)

17 Ekim 2008 Cuma

Futsal: Hayal kırıklığı


Robinho futsal oyuncusuymuş, ama çocukken. Kendisini sevdiğimi daha önce belirtmiştim.

İlk olarak Robinho sayesinde duydum Futsal ismini. Salonda oynanan futbol.. Fikir ilginç gelmişti bana doğrusu. Hep çimde gördüğümüz gösteriyi başka bir ortamda izlemek de ne zamandır hayalini kurduğumuz bir şeydi.

Dürüst olmak gerekirse şu günlerde yapılan Fifa Futsal Dünya Kupası'na kadar baştan sona bir karşılaşmasını seyretmemiştim bu oyunun, ve hayalimde çok daha şova yönelik, çok daha aktif bir oyun bekliyordum. Hayal kırıklığına uğradım.

Özellikle Rusya'nın gruplardaki iki maçından bahsedeyim:

İlki, sadece ilk yarısına tahammül edebildiğim Rusya-Solomon Adaları maçı. İlk yarıyı Rusya 29-0 önde kapadı!! İnanılmaz bir görüntüydü. Topu alan rus oyuncu üç adım atıp kaleye şut atıyor, gol, dönen topu kapıp bir kez daha... Gerçekten rezaletti!

İkincisi ise Rusyanın Arjantini 2-1 yendiği maç. Son 5 dakikasına denk geldim, Rus oyuncular kaleye baraj kurup Arjantin'e geçit vermedi, maç 2-1 bitti.

Uzattım, bağlayacağım. Neymiş, minyatür kale (ya da japon kale), alman kalesi v.b sporlar (?), toprak ya da beton zeminde, Kames top eşliğinde oynanmalıymış efendim. Profesyonel olunca olmuyormuş..


Sokak futbolu: futsok

2 Eylül 2008 Salı

Kime niyet kime kısmet


Robinho'yu severim.

Oyunu güzelleştiren bi adamdır benim için, futsal gibi oynar halen, eski günlerdeki gibi.

Al lee ile her takımımıza alırdık FM'de, Santos'ta iken kendisi.

Chelsea'ye gitmek için çok uğraştı, Çarkıfelek kendisini Manchester City'e sürükledi. Ne para varmış City'de!! 43 Milyon Euro ödemişler; o kadar da etmez hani..

fwew