
İlk olarak Robinho sayesinde duydum Futsal ismini. Salonda oynanan futbol.. Fikir ilginç gelmişti bana doğrusu. Hep çimde gördüğümüz gösteriyi başka bir ortamda izlemek de ne zamandır hayalini kurduğumuz bir şeydi.
Dürüst olmak gerekirse şu günlerde yapılan Fifa Futsal Dünya Kupası'na kadar baştan sona bir karşılaşmasını seyretmemiştim bu oyunun, ve hayalimde çok daha şova yönelik, çok daha aktif bir oyun bekliyordum. Hayal kırıklığına uğradım.
Özellikle Rusya'nın gruplardaki iki maçından bahsedeyim:
İlki, sadece ilk yarısına tahammül edebildiğim Rusya-Solomon Adaları maçı. İlk yarıyı Rusya 29-0 önde kapadı!! İnanılmaz bir görüntüydü. Topu alan rus oyuncu üç adım atıp kaleye şut atıyor, gol, dönen topu kapıp bir kez daha... Gerçekten rezaletti!
İkincisi ise Rusyanın Arjantini 2-1 yendiği maç. Son 5 dakikasına denk geldim, Rus oyuncular kaleye baraj kurup Arjantin'e geçit vermedi, maç 2-1 bitti.
Uzattım, bağlayacağım. Neymiş, minyatür kale (ya da japon kale), alman kalesi v.b sporlar (?), toprak ya da beton zeminde,
Kames top eşliğinde oynanmalıymış efendim. Profesyonel olunca olmuyormuş..
Sokak futbolu: futsok