2010 güney afrika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2010 güney afrika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Altın Top


Çok çabaladı, takımına çok iyi liderlik etti, arkadaşlarının da tam desteğini alarak turnuva boyunca çok güzel bir takım oldular. Ve hak ettiği üzre altın top ödülünü Diego Forlan kazandı. Bir ara inişe geçen kariyerinin sonlarına yaklaşırken, muhteşem bir zirve oldu Forlan'a önce Euro Cup sonra dünya 4.'lüğü..

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Uruguay inanmak istiyor


Oscar Tabarez, turnuvanın başından beri dinlediğim, izlediğim hocaların başında. Sakin duruşu ve yeşilçam karakter oyuncularını andıran görünüşüyle sempati duyduğum bir insan. Bugünkü röportajında şöyle söylüyor:

"Uruguay'ın büyük bir takım mı, daha küçük bir takım mı olduğunu tartışmak zor. Biz, büyük olmaya çalışıyoruz, en azından dünyanın, futbolun değiştiğine inanmak istiyoruz. Tabi, kaynaklarımız da git gide azalıyor!"

Çok zor bir gece olacak onlar için, ama Uruguay'a hala inanıyorum ben de. Final'de, hatta kürsüde görmek istediğim takım artık Uruguay!

Tabi tüm hayaller bir yana, Almanya, uzunca zamandır kısmen İspanya hariç hiçbir milli takımın yakalayamadığı bütünlüğü yakaladı. Bastian gibi bir orta sahayı da Allah her takıma nasip etsin. Kupanın en büyük favorisi an itibariyle Almanya'dır, bu da Barizzio'dan geç kalınmış acı gerçekler.

27 Haziran 2010 Pazar

1-1 oldu


İngilizler turu mu hak etti? Hayır. Rezalet futbol oynadılar. Bir çok anlamda ezildiler almanlara. Ama Uruguaylı hakem tarih sayfasında 1966 yılından kalan hesabı kesti. Artık almanların tarihi bir kin gütmesine gerek kalmadı ingiliz milli takımına. Lampard'ın golüyle skor 2-2 ye gelse, ivmeyi yakalayan İngiltere bir şekilde turu alırdı derim. Yazık olduğu görüşündeyim kötü futbollarına rağmen.

Akşamı bekliyoruz. Arjantin büyük favori maçta, göreceğiz bakalım.

Bu arada Gana Afrikanın yegane temsilciliğini sürdürüyor, çok keyifli bir çeyrek final olacak Gana-Uruguay. Uruguay bana kalırsa yarı finale kalacak, düşman kardeşi Arjantin'e de çok güzel kafa tutacaktır. Kim bilir, bu kupanın sürprizi olurlar belki?

23 Haziran 2010 Çarşamba

Yo, African People!


Enteresan oyun vesselam!

Avustralya, kupanın etkisiz elemanlığından, kupanın kaderini değiştiren takım olmaya terfi etti. Sırbistan'ı yenerek hem belki de Afrika'nın tek umudu olan Gana'yı bir üst tura yolladılar, hem de İngiltere ile Almanya'dan birinin çeyrek final görememesine sebep oldu.

Çok istedim, günler önce lazinyonun sorduğu sorunun pratikte cevabını görmeyi. Averajlar, atılan goller vs eşit olunca kurayla tur atlayan takımın belli olmasını. Olmadı ama, vuslat başka gruba, başka kupaya.

ABD'nin de son dakika golüyle 3.lükten 1.liğe yükselmesi kaderin cilvesi. Kupa zevksiz geçiyor geçmesine ama uzun zamandır son dakikalarda bu kadar grubun kaderinin belirlendiği vaki değildi. O açıdan da ayrı keyifli doğrusu.
ps. İki kardeş ayrı milli takımda oynar, üstüne de karşı karşıya gelir mi arkadaş? Ne yaman çelişkidir!

17 Haziran 2010 Perşembe

Kaçan Balık


Tahmin ediyorum ki, kupanın şu ana kadarki en güzel maçını kaçırdık. Tüm proleter dostlarıma geçmiş olsun..

Dünya Kupası ikinci 3 gün dürümlemesi


Yer yer sürprizlerle devam ediyor kupa. 2-3 derece havada oynanan maçlar da hepimiz için sürpriz sayılır aslında. Güney Afrika iklim, rakım vs avantajını kullanamadı. Bu saatten sonra grupta Uruguay-Fransa hüküm sürer muhtemelen. 3-5-2 oynayan 2 Güney Amerika takımı (Uruguay ve Şili), dünya futbolunda ters devrim yapar mı bilinmez ama benim sempatimi kazanıyorlar.

Paraguay İtalya'yı hastanelik ediyordu, sıkıntı bi gol yediler, olmadı, muhtemelen o gol yüzünden de devam edemeyecekler kupaya.

Kuzey Kore'ye hasta oldum. Hele milli marş okunurken ağlayan 9 numaralı forvet, çok uzun zamadır milliyetçilik gibi kavramlara ilk kez sempatiye yakın bi duygu hisstmeme neden oldu! Çok enteresan takım, 11 adam falanks sistemi halinde savunma yapıyor, ama %40 civarında bi pas yüzdesiyle oynadıkları için 90 dakika savunma halinde yaşıyorlar.

İspanya'nın yiyeceği bir tokat vardı bu kupada kesin. Nağmağlup-favori gibi anahtar kelimelerin yarattığı baskıya çok alışkın bir takım değiller neticede. Ve bu tokadı erken yemeleri bence sağlıklı oldu. İsviçre'ye muhtemel bir tur kapısı açtılar ama kendileri turnuvanın kalan kısmında çok daha determine, çok daha iyi oynayacaklardır. Hala favoriler listesindedir bu nedenle İspanya.

Pele nedir ya? Allah aşkına. Maradona sempatik bi delidir, Pele onun antipatiğidir. Hırçın delikanlıya sataşıp prim yapan çalışkan çocuk ayağı 90'larda kalmadı mı?

14 Haziran 2010 Pazartesi

Dünya kupası ilk 3 gün dürümlemesi


İlk 3 gün itibariyle İngiltere-ABD haricinde tüm maçları izledim, geçici duyma kaybını yaşıyorum, fena halde baymış durumdayım vuvuzela'dan!

Çok pişmanım zamanında yerel değerlere saygı b.kuna yasaklanmasın dediğime, özürlerimle. Kısa kısa görüşlerim ilk günlerle ilgili.

Güney Afrika ve Meksika bu kupa için umutlular, grubun diğer 2 takımı Fransa-Uruguay'a bakılınca, gayet gruptan çıkma umutları var. Grupta kimlerin çıkacağını dahi kestirmek bence güç an itibariyle.

Yunanistan kupanın madara takımı olmaya en büyük adayım. Yapmayı bildikleri tek şey olan savunmayı bile yapamaz olmuşlar, sonlarını iyi görmüyorum.

Arjantin yine rakım kurbanıyız diyor. Artık alışsalar iyi olur, yükseklerde daha çok maç yapmaları gerekecek kupaya uzanmak için.

Nijerya acilen eski usta ayaklarından birini göreve çağırmazsa bu son vuruşlarla kupayı golsüz tamamlar.

Cezayir oynadığı maçı verdi. Ghezzal yaptığı hareketle takımı fena yaktı, slovenya belki de onun sayesinde gruptan çıkacak! 2. turda gelenden 4-5 yerler ama..

Sırbistan dün hepimizi hayal kırıklığına uğrattı. Tam toparlanacaklar derken bir saçma el hareketinin kurbanı da onlar oldu! Gana'yı çok beğendim, explozif bi takım, sağı solu belli değil, sürpriz ihtimali var derim.

Klasik favori Almanya iyi top oynayınca "bu sefer erken elenecekler galiba" dedirttiler. Klinsmann'lardan sonra böyle görmemiştim panzerleri. Cahill nedir ya, premier lig'den gelip bu denli garip hareketler yapmak enteresan bi kafa olsa gerek. Mağlubiyette payı olmadı ama 2. maçta takımını kendinden yoksun bıraktı. Avustralya bavulunu şimdiden hazırlasın diyorum.

Son olarak, daha önce giden her arkadaşımın "güvenlik diye bir şey yok" diye bahsettiği Güney Afrika, klasını konuşturuyor. Fifa-Uefa sağolsun bir yandan bizim tesisleri beğenmeyip büyük ülkelere dağıtırken organizasyonları, bu tarafta insanların can güvenliğinin olmadığı yerlere "bütçeyi büyütmeki daha fazla insana ulaşmak" gibi itici söylemlerle yakında Nikaragua ve Katmandu'ya ortak kupa düzenletir!

Allah akıl fikir versin efendim, iyi seyirler herkese..

11 Ocak 2010 Pazartesi

yo, african people, unite!


Allah sizi bildiği gibi yapsın. Dünyada bilumum emperyalist güç, politik baskı unsuru varken git, senin gibi ezilen sınıftan kardeşine taş at. Öldürmeye yelten. Sen bu kafada gidersen kıtanı daha çok s...ler. Güney Afrika'nın da şanı fena değil, inşallah bi sıkıntı çıkarmaz bizim vuvuzelacılar da milletin eline "kupalar avrupada oynansın" kozu geçmez yine.
O değil de, ne olacak bu sigara fiyatlarının hali?

12 Ekim 2008 Pazar

2010 güney afrika

"duran toplarda, alamayacağın ya da vuramayacağın topa çıkmayacaksın!"..kaleciliğin alfabesinde yazar bu..volkan bunu anlamakta güçlük çekiyor ki, hemen hemen pozisyonsuz geçen ilk yarının tek bombasını o patlattı..1-0 yenik düştükten sonra, iki golü de, üç puanı da ikinci yarıdaki tartışmasız baskı getirdi..gol vuruşlarında beceriksiz olmasına rağmen mevlüt'ün ve özellikle sabri'nin ikinci yarıda önemli işler yaptıklarını söylemeliyiz..ispanya karşısına 12 puanla çıksak tadından yenmeyecekti ama estonya'yı yenip 10 puana ulaşmak da fena olmayacaktır..

gecenin maçında rusya, podolski ve ballack'ın gollerine sadece arshavin'le cevap verebilince almanya'ya 2-1 kaybetti..ribery'nin gol attığı maçta fransa, romanya ile deplasmanda 2-2 berabere ama domenech'in dünya umurunda mı? beckham 15 dakika da oynasa büyük oyuncu; ingiltere-5 kazakistan-1..italya, bulgaristan'dan golsüz beraberlikle dönüyor..buffon'un yokluğunda kalede marco amelia var..demek ki neymiş; de sanctis italya'nın 3.kalecisiymiş..danimarka'ya efsane maçta kendi sahasında yenilen portekiz de, isveç deplasmanında golsüz berabere.. anlıyacağınız, ferguson'suz queiroz'un tadı yine kötü..gecede "süpriz" denecek sonuç hemen hemen yok, polonya'nın kendi sahasında çek cumhuriyeti'ni yenmesine ne kadar süpriz derseniz, o kadar işte..

öte öte yandan; heinze, zanetti, mascherano, cambiasso, riquelme, tevez, aguero ve messi şu anda aynı takımdalar ve uruguay'a karşı 2-1 öndeler..messi ve aguero'nun gollerine fenerbahçeli diego lugano cevap verdi..dakika:51..

şimdilik bu kadar, dakika ve skor almak için mikrofonlarımız gaziantep kamil ocak stadında..
ışıl alben, gözümsün!!

11 Ekim 2008 Cumartesi

türkiye-bosna hersek

türkiye-bosna eşleşmesinin beşiktaş-metalist serisinden çok farkı yok gözümde..kazansada güven vermeyen, oturmayan, oturamayan bi takımla; ne oynadığını bilen, agresif, çoşkulu bi takımın maçı olacak bu akşam..iç sahadaki kredisini anlamsız belçika beraberliğiyle daha 2.maçta tüketmiş bi şekilde çıkıyoruz maça..buna bi de nihat, tuncay, hamit ve semih'in yoklukları ekleniyor..hafta içi ertuğrul'u, denizli'yi konuşmaktan sıra gelmedi ama bu maçta yenilgi de, farklı yenilgi de olmayacak sonuç değil..ağır bi yenilgi çok kişinin, bi çok şeyin yerini değiştirir..skibbe dolaptan çıkardığı valizini doldurmaya başlar, fatih terim haldun üstünel'e randevu verir, milli takım güney afrika biletinden uzaklaşır, ertuğrul da ellerini ovuşturup telefon bekler..

lahana sarması yapabilen bi yer?

10 Eylül 2008 Çarşamba

türkiye-belçika

belçika-türkiye deyince hatırlanacak çok şey var..2000 avrupa şampiyonasında hakan şükür'ün havada seyahat ederek tarihin en ilginç gollerinden birini atması, fransa 98 elemelerinde sonraları hıncal uluç'un "cahil cesareti" diye tabir edeceği oktay'ın satırlara sığmayacak güzellikteki golü, belçikada oynanan maçta sergen'in 15 dakikalık resitalini hakeme tükürüp kızararak bitirmesi..bu akşam saraçoğlunda tarihin tozlu sayfalarına not edeceğimiz yeni enstantaneler çıkacak mı, göreceğiz..

baraj maçı oynamadan güney afrika vizesi almak için grup birincisi olmak şart. grupta ispanya varken birinci türkiye olur mu? anahtar ispanya dışındaki diğer takımlardan maksimum puanı almak..ilk etapta amaç, ispanya maçlarına kadar içerde dışarda her maçı kazanmak olmalı..ermenistan stresli maçtı, kolay geçildi..evet belçikada enzo scifo, erik gerets, olivieria gibi oyuncular artık yok ama 90 dakikanın her saniyesini ciddiye alan, disiplinli bir takım olduklarını unutmayalım..nihat ve hamit'in yoklukları sorun yaratacak mı göreceğiz..haberi az önce aldım, hakan balta da kadrodan çıkarılmış..uğur boral'dan başka sol bek oynayabilecek biri var mı kadroda, hatırlamıyorum.."yok"lara marco'yu da ekleyelim..olumsuzluklar fazla, umalım kaza olmasın..emre gol atsın, hıncal'a hareket çeksin..yeter ki kazanalım...
şlşi

ingiltere-hırvatistan

wembley'de ingiltere’yi 3-2 yenerek Euro 2008’e katılmalarını engellerken büyük sürpriz yapıyordu Biliç’in Hırvatistan’ı. Bu galibiyet Hırvatları, Eduardo’nun trajik sakatlığına rağmen turnuvanın favorileri arasına sokmaya yetmişti. Capello, “herşey değişti, teknik direktör bile değişti, önceki maçın bir önemi yok” dese de Terry, “geçen sefer burada olanların hatırası bile mücadele etmemiz için yeterli sebep olacak” diyor.

Her ne kadar kadro kalitelerine baktığımızda İngiltere daha ağır bassa da, Hırvatların son dönemlerdeki performansı alışılmadık demeçler vermeye itmiş İngilizleri.
Capello takımının deplasmanda oynamasını tercih ettiğini, çünkü takımının kendine güveninin deplasmanda daha çok olduğunu söylerken, takımın kaptanı Terry ve forveti Defoe da beraberlik iyi sonuç, Hırvatistan favori diyerek, teknik direktörün güven problemini doğruluyor. bu açıklamalar ya vaktiyle Kalli ve Osieck’in yapmayı çok sevdiği rakibi favori gösterme çakallığıdır, ya da tarihin en ukala milletinin futbol karakterinin ezikleşmesidir..

PS: al lee'nin blogspotla yaşadığı geçici problemlerden dolayı post'u ben gönderiyorum..

allee yazdı ben yazmadım..