***
nba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Ekim 2010 Cuma
4 Mayıs 2010 Salı
This is how we do!
11 Eylül 2009 Cuma
michael beasley ve nba'de kafası dumanlı adamlar..
nba'de geçen sezonun draftının en popüler iki adamından biriydi Michael Beasley. mental olgunluğu yakalayıp arıza yapmazsa ligin en çok gelecek vadeden oyuncularından biri olmaya adaydı. beasley çaylak sezonunda adam olacağına dair iyi işaretler vermedi maalesef..öyle ki miami’deki koçu pat riley de, takımın süperstarı dwyane wade de sezon içerisinde beasley’in dengesizliğiyle ilgili bir çok demeç verip memnuniyetsiliklerini açıkça ortaya koydular. ama beasley uslanmıyor, son vukuatı da uyuşturucu olmuş. twitter sayfasındaki fotoğrafında yerdeki esrar fark edilince beasley acilen texas’da bir rehabilitasyon merkezine kaldırılmış. twitter’daki son postu da “i feel like the whole world is against me” tadında bir şey olmuş depresif gencin...***
bu arada beasley ve uyuşturucu demişken nba’de son dönemde (10 yıl civarı) uyuşturucu kullanımından başı derde giren bir kaç adam sayıp bitireyim postu. yağmur adam shawn kemp’i başa yazmak lazım elbette...stephan marbury, ligden atıldıktan sonra tedavi olup geri dönen chris andersen hatta orlandolu rashard lewis bir dönem kafası güzel dolaşan diğer ağabeylerimizdi. bunlar aklıma gelenler tabi...bir ara lebron’un da lise yıllarında uyuşturucu kullandığı dedikodusu çıkmıştı, lebron inkar edince konu da kapanmıştı...bu postu chris andersen fotosundan daha iyi tamamlayacak kaç foto olabilir ki...
***
6 Temmuz 2009 Pazartesi
kidd, shaq, rasheed, hido vs.

nba'de sezonun popüler (kime göre, neye göre) free agent'larından jason kidd dallas'ta kalıyor..son 10 hatta 15 sezonda "nba'in en hayvan istatistik canavarı kimdir" derseniz 3 kişiden biri kidd der..istatistiklerle yaş ters orantılı malesef..haliyle istatistikler düşünce ücret de düşüyor..kim derdi kidd üç sezon için 25 milyona fit olacak..dallas'ın 25 milyonu yine iyi..new york knicks kidd'e 18 milyon, lakers yine 16-17 civarı bi şey teklif etmişlerdi..gözümde nba'de tüm zamanların en zeki guardına hakaret gibi teklifler bunlar..kidd'de reddetti zati..lakers ya da knicks'ten öte, büyük fırsatı kaçıran takım orlando'dur gözümde..tam ihtiyaçları olan mevkiye tam ihtiyaçları olan adam işte..15 milyona iki yıllığına kapatabilirlerdi kidd'i ama görüşmediler bile..
madem kidd'le başladık post'a, eskilerden devam edelim..normal bi ademoğlu orlando, la, miami ve phoenix'ten sonra cleveland'a giderse soğuğa alışmak için büyük modifikasyona ihtiyaç duyar ama shaq o modifikasyonu daha imzayı atarken geçirmiş..bana bundan sonra "big freeze" deyin diyor shaq..basın toplantısındaki gazeticilerden biri ben olsam "how about a polar bear" der, koşarak kaçardım oradan..transfer imzası atarken bu adam kadar lakayıt bi sergen yalçın var dünya üzerinde.."burda tek görevim kralı korumak" da shaq'ın imza törenindeki yeni aforizması (!)..
diğer bi transfer boston'da..rasheed wallace'ı aldılar..iki yıllık kontratta yazan para 12 milyon dolar..rasheed'in ederi bu kadar zaten..transfer görüşmesini yapanlar; ihtiyar heyeti (garnett, allen, pierce) ve doc rivers..görüşmeyi bizim barizzio'ya yaptıracak değiller elbette ama bu üçlünün rasheed gibi bi serseriyi takımda istemelerine şaşırdım sadece..yaşlı boston 34'lük rasheed'le tamamen huzurevine döndü..ve benim bildiğim ilk 5 başlamayan bi rasheed 70 yaşında da olsa o takımda arıza çıkarır..
transfer sezonunun en doğru hamlelerinden birini houston yaptı trevor ariza-ron artest takasıyla..akıllı transfer takımı diye bildiğim la nasıl böyle bi sıçış yapabilir anlamış değilim..ariza gibi gelecek vaaeden, savunma bilen, atletik, skorer süper bi çocuk nasıl olur da ron artest için gönderilir sevgili p jax, sorarım sana? houston için süper olay..aaron brooks'ın yanına trevor ariza..yao'nun hayatı tehlikedeyken, t mac ortalarda yokken bundan iyisi herhalde t mac-kirilenko takası olurdu ki bunun dedikosu da konuşuluyor nba kulislerinde..bu da bülent ersoy tabiriyle fevkaladenin fevkinde olur..
post uzun oldu, hido ile kapatalım..portland hido'nun liderlik yapamasa bile abilik yapabileceği ve zirveye tırmanabileceği en uygun takımdı nba'deki..hido biraz daha fazla para için toronto'yu seçti..ve bence tavan yapmış nba kariyerini de bu hareketle pert etti..hadi herşeyi geçtim, ben jose calderon'un oynadığı takımda oynamam arkadaş!
25 Haziran 2009 Perşembe
shaq cleveland'ta..
16 Haziran 2009 Salı
2 Haziran 2009 Salı
finali beklerken..
morg.çorbayı ısıt vakit geliyor..
15 Mayıs 2009 Cuma
Anlaşılmaz işler

Ming yok, T-Mac yok, Mutombo zaten iptal..
Bu senaryoda ben bir "süpürülme" vakası bekliyordum. Aldıkları ilk galibiyet sürpriz olmuştu ama 2, üstünde de 3'üncü galibiyet, Gerets döneminin kısıtlı Galatasaray'ı oldu herifler başımıza. Allah sonumuzu hayır etsin.
http://wikitravel.org/en/Image:Sveti_Stefan.jpg burada yaşamak istiyom lan ben!
13 Mayıs 2009 Çarşamba
Glen Davis

23 yaşında bir oyuncu, irisinden. Kariyer ortalaması maç başına 5.8 sayı, sezon ortalaması ise 7 sayı. Zaten bol yıldızlı Boston kadrosunda rotasyonda ancak bu kadarı yapılırdı herhalde.
Gelin görün ki KG'nin gidişinden sonra, skor yükünde onun yarattığı boşluğu biraz olsun dolduracak uzun-siyah bi cengaver lazımdı. Son iki maç üzerinden konuşursak iyi bir adayımız var artık bu pozisyon için. Orlando'daki 4. maçta, seri gitti derken 1 dakikada attığı 4 sayıyla (toplamda 21 sayıyla) seriyi 2-2'ye getiren kardeşimiz, dün geceki maçta da 22 sayı atarak, takımına, olası konferans finalinde, yenilmez LeBron ve arkadaşlarının karşısında durabilecekleri umudunu aşılamıştır biraz olsun.
Ne diyelim, yolu açık olsun genç kardeşimizin.
bi aralar "big dog" glen robinson vardı, ne oldu ona sahi?
11 Mayıs 2009 Pazartesi
bir vefat..
çoğu kişi için nba'de tüm zamanların en karizmatik koçu p jax'tir ama benim favorim herzaman chuck daly olmuştur..yarattığı zımba gibi takımlarla, kenardaki sert, basiretli ve sağlam duruşuyla, majestelerinin kariyerindeki büyük katkılarıyla unutulmazların arasındadır daly..durup dururken nerden çıktı şimdi derseniz; chuck uzun zamandır pankreas kanseriyle savaşıyordu ve malasef bugün savaşa yenik düşmüş..allah taksiratını affetsin diyelim..postu bitirirken chuck daly'nin 92'deki "orjinal" rüya takımın koçu olduğunu da eklemeliyim..arif susam sokağı
aaron brooks ve houston rockets
hakkında methiyeler düzmek için "playoff performansını görmek lazım, bi kaç maç daha bekliyim, top el yaktığında saklanıp saklanmıyor mu iyice bi göriyim" diyordum ama şu anda lakers'a karşı yaptıklarını gördükten sonra maçın bitmesini bile bekleyemeyeceğim..aaron brooks bu performansla devam ederse, lig gelecek 10 yılına damga vuracak yeni bi süper guard kazanmış demektir..houston'un takımca oynadığı karakterli ve tutkulu oyun için de ayrıca bi parantez açmak lazım..t-mac, yao ve mutombo (saygımdan saydım onu da, sakatlanınca basketi bıraktı) sahada yokken lakers' a bu kadar acı çektirmek (3.periyod oynanıyor ve fark 27 sayı) her türlü takdiri hakediyor..bu arada ilk periyod oynanırken serinin 2.maçındaki facia hakem kararlarına en babayaro mesajı yao ming verdi; "şu an kenarda takımımı destekliyorum ve muhtemelen birazdan teknik faul alacam(!)"..brooks dediğimiz adamın da yao'nun fiziksel olarak 3'te 1'i olduğunu not düşelim..buffy de vampir sayılır
8 Mayıs 2009 Cuma
king james ve askerleri..
2007'de onun büyüleyici performansıyla final oynadılar..bu onlar için fazlasıyla değerliydi zaten..hal böyleyken 2008 için beklentiler arttı..2007 playoff'larından alınması gereken dersler vardı ve bunların en önemlisi de lebron'la ancak bi yere kadar ilerleyebildikleriydi..takıma sağlam bi point guard (pg) ve lebron'un yanına ikinci bi skor opsiyonu olabilecek adam lazımdı..teşhis doğruydu..çözümler de "eh işte" tadında oldu..sezon içinde yapılan takasla bekleneni bir türlü veremeyen larry hughes'ü ve drew gooden’ı chicago’ya yollayarak onların yerine ben wallace, joe smith ikilisini aldılar..takımdaki pg eksikligini de şimdi rahmetli olan seatle’dan delonte west'le giderdiler..lebron’a skor anlamında yardımcı oyuncu olarak da wally szczerbiak alındı ve böylece eksik olan yerlere takviyeler yapılmış oldu..ancak masa başındaki doğrular parkeye yansımadı..yine herşey dönüp dolaşıp lebron'un eline bakıyordu..2008 içerisinde lebron'un oynamadığı 3-4 maçta cavs rakipler karşısında adeta çaresiz kaldı..big ben'in detroit günlerinin yerinde yeller esiyordu..szczerniak'ın performansı zikzaklarla doluydu..sezon boyunca lebron'un en büyük destekcisi ilgauskas, west ve zaman zaman bencten gelerek katkı yapan joe smith oldu..playoff'lara gelince, çeyrek finalde majestelerinin ekstra motivasyonunu arkasına almış belalıları washington wizard ile karşılaştılar..wizard'ta gilbert arenas'ın agır sakatlıktan dönmesi, buna form düşüklügünün eklenmesi ve caron butler'ın sakat olması cleveland'ın seriyi fazla zorlanmadan geçmesine yardımcı oldu..yarı fınalde ise sezonun flaş takımı nba'de şampiyonluğun en güçlü adayı, barizzio'nun göz nuru boston vardı..kıran kırana geçen seri son maça kadar gitti ve tam anlamıyla lebron-pierce düellesona dönüştü..ancak cleveland açısından lebron’un yanına yardımcı bir skorer çıkmayınca boston son çeyrekte yaptıgı iyi savunmayla seriyi geçmeyi başardı..böylece sezon cleveland için pekte istedikleri gibi bitmedi..ama yine de bakıldığı zaman geçen sezonun üstüne çok şey koymuşlardı ve bi türlü çözemedikleri pg sorununu çözerlerse önlerinde durmanın zor olduğu aşikardı..2009'da aradıkları adamı buldular..takıma mo williams katıldı..l.wright, jj.hickson, d.jackson’ın takıma gelmeleriyle oyuncu çeşitliligi ve rotasyon arttı.. lebron'un yükü artık iyice hafifledi ve bu da verimliliğin artması demekti..başka bi deyişle mvp olmak demekti..2009 playofflarında da cavs artık "tek kişilik dev kadro" değil, olağandışı bir süpersptarın etrafında şekillenmiş doğru bi sistem takımı oldu..doğu yarıfinalindeki rakipleri hawks şu an çok aciz durumda ve final için karşılarına kimin çıkıp çıkmayacağının da açıkçası onlar için bi önemi yok..çünkü onlar artık tam anlamıyla sadece kendi oyunlarını oynuyorlar ve yüzük için bu yeterli.....
6 Mayıs 2009 Çarşamba
adam gibi adam: brian scalabrine..
new jersey'deyken kenarda havlu sallamaktan başka bi işe yaradığını söylersek ligdeki tüm oyunculara haksızlık etmiş oluruz..kader onu en çok yakıştığı yere boston'a sürükledi..zaten irish tipli havuçkafa'nın yonca yaprağıyla buluşmasından daha güzel ne olabilirdi..boston yöneticilerinin bu politik hamlesi, banknorth garden'da yeni bir ilah yarattı bu sezon..sınırlı yeteneğine rağmen kendisini oynadığı oyuna adayan, aldığı dakikanın hakkını vermek için herkesten fazla ter döken bu sevimli adam; artık takımın dibe vurduğu anlarda kenardan gelip skor opsiyonu oluyor, takımı uykudan uyandırabiliyor..orlando maçında -her ne kadar tamamına erdiremeseler de- 28 sayıdan gelip maça ortak olan takımın fitilini o ateşledi..devamı gelecek mi, göreceğiz..stephon marbury'nin lakabının "starbury" olduğu yıllarda, scalabrine'nin lakabının da "yeteneksiz bonfile" olduğunu not düşelim, bu da postun kapanışındaki "ilahi adalet" mesajımız olsun..bi seksüelim bi değilim :)
23 Mart 2009 Pazartesi
6 Şubat 2009 Cuma
Yazık ettiler Boston'uma

Yoğun temponun içinde boğuladurayım, François sağolsun Barça maçını, Marquez'in muhteşem frikiğini (ki aramızda "abi Marquez de böyle gol atıyosa bu takımda bu sene bir gariplik var" gibi cümlelere neden oldu) izlemiş olmak bile şans. Ama bir maç kaçırmışım ki, vay beni beni.
LA Lakers yine bir serisini noktalamış Boston'un. Uzatma devresinde 110-109! Lamar Odom bile 20 sayı atmış, yuh!
Adamlar tribünde Japon bayrağı açacaklar artık!
garnett de boston korkuluğu gibi duruyo anca!
21 Ocak 2009 Çarşamba
Biri yardım etsin!

Şampiyonluk favorisi LA ile, sezonun flaş takımı Cavs karşı karşıya geldi, bizi uykusuz bıraktı.. LA maçı 105-88 kazandı. Maçı ilginç bulmamın sebebi şuydu: Sezonun galibiyet yüzdesi en yüksek takımlarından ikisinin maçı nsıl olur da bu kadar kolay kopar. LA öyle hakimdi, o kadar kolay aldı ki maçı, şampiyonluk favorimi güncellesem mi diye düşünmek durumunda kaldım. Lütfen birileri LeBron'a yardım etsin!
çok sıkıldım hayattan, tembellik etmek istiyorum, rahat yaşamak istiyorum..
24 Aralık 2008 Çarşamba
bir sistem takımından çok daha fazlası...
nba'de iki yıldır dinmeyen bir fırtına var; boston celtics..geçen seneki başarıdan sonra yaşlanan kadronun bu sezon tekleyeceği düşünülüyordu ama tam tersi oluyor..celtics 19 maçtır üstüste kazanıyor..29 maçta sadece 2 yenilgi..garnett, pearce, allen gibi üç sıradışı süperstarın etrafında şekillenen takımın ne kadar "sistem" takımı olduğunu tartışmaya açabiliriz ama garnett'in pearce'ın takım arkadaşlarını motive eden, onları eğiten haysiyetli tavırlarını, sorumluluk bilinçlerini inkar edemeyiz..onlar suya sabuna dokunmayan şöhret budalası süperstarlar değil, rondo'nun, perkins'in oyununu büyüten öğretici şef'ler..yıllar sonra yaşadığımız şu yılların basketbolu dendiğinde parker, iverson değil onların sıradışı başarısı ve oyunu nasıl kendi kurallarıyla oynadıkları anlatılacaktır..bi de futbol örneği vereceğiz tabi ki :)
19 Kasım 2008 Çarşamba
İnanması zor ama..
28 Ekim 2008 Salı
5 Eylül 2008 Cuma
Oklahoma City Thunder

Eski adıyla Seattle Supersonics, yeni adıyla karşınızda..
Wasted çok üzüldü, ama ben oyumu Oklahoma insanının olası sevinç çığlıklarından yana kullanmıştım.
Nitekim öyle görünüyor. Şu ana kadar Oklahoma seyircisinin takıma, NBA'e ilgisi muazzam seviyede (sezon öncesi verileriyle tabi).
Beni şaşırtan, belki biraz buran, organizasyonun, şehirle birlikte isim de değiştirmesi. Oklahoma Sonics bekliyorduk, Thunder imiş kısmet. Hayırlı olsun.
fdws
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




