daha önce bir yerlere yazmıştım 80lerdeki libero furyasını..defansın en gerisinde kaleciyle oturup hoş beş edecek mesafede duran, topu -aut atışları dahil- oyuna sokan, çoğu zaman ofsaytı bozan, sıklıkla 2ye1 yakalanan ilginç bi pozisyondu libero pozisyonu..franco baresi, koeman bu pozisyonun dünya futbolundaki önemli örnekleriyken, türkiyede fatih terim, gökhan keskin ve müjdat yetkiner en dikkat çekici isimlerdi..müjdat, 80li yılların fenerbahçesinin, özellikle 88-89daki rıdvanlı, oğuzlu, selçuklu, turanlı kadronun göbekli 5 numarasıydı..pala bıyıklarıyla ve göbeğiyle futbolcudan çok mahallenin evli-çocuklu bakkalını çağrıştırırdı çoğumuza..hangi takımlaydı hatırlamıyorum ama fenerbahçenin bir avrupa kupası maçında, önünde göbeğiyle 50 metre top sürdükten sonra gol atması ve özellikle golden sonraki harap, bitap görüntüsü bugün gibi aklımda..schumacher'i antremanda dövüp hastanelik etmesi, fenerbahçe'de kadro dışı kaldığı bir dönem kadıköy-göztepe hattında taksi şöförlüğü yapması gibi notları da ekleyelim müjdat'ın renkli futbol serüvenine..90lı yılların başında, beşiktaş maçlarında fani madida'nın deparları karşısındaki çaresizliği, müjdat'a önce fenerbahçeyi sonra da futbolu bıraktırdı..
müjdat'ı, nam-ı diğer miço'yu, bu aralar beşiktaş'ta elinde tesbihiyle balıkçılarla muhabbet ederken, çarşıda esnafla tavla atarken, mahallenin ağır abileriyle meyhanede rakı içerken ya da pastahanede tek başına keşkül yerken görebilirsiniz..ben bi kaç defa gördüm..her gördüğümde yanına yaklaşıp "abi, sizin zamanınızda kaleciler neden kullanmazdı aut atışlarını" diye soracak oluyorum, iki tesbih sallıyor, uzaklaşıyorum...
lklk

avrupa şampiyonası elemelerinde isviçreye attığı golü bilmeyen yoktur..“gol vuruşu, bilinçli yapılmış orta şut karışımı bi vuruştu” diyecem ama söz konusu golü atan şahıs, zamanında penaltıyı taca atan, kendi filelerini röveşatayla 90dan gören biri olunca durum değişiyor..topla beraber kendi yarısahasına doğru rakipten daha hızlı depar atabilen kaç futbolcu vardır ki? fenerbahçe ile oynanan bi tsyd maçında, fenerbahçe serbest vuruş kullanmak üzereyken barajdan fırlayıp rakip oyuncu topa vurmadan topa vuran, sarı kart gören ve bu karta itiraz edip kırmızı kart görebilen birinden bahsediyoruz..“biz de kendimize göre yakışıklıyız be abim” cümlesi, yeryüzünde başka kimin ağzına bu kadar yakışırdı?
