Guardian haberinde gördüğüm formalardan birkaçı epey farklı geldi geçen senekine göre, ama reklamı, ama deseni olsun, önemli farklar gördüklerimi sıralayayım dedim.
premier lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
premier lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Temmuz 2010 Salı
11 Mayıs 2009 Pazartesi
Acı gerçek
Bir başka "eski dostlar" öyküsü. Fotoğrafta gördüğümüz iki eski dost, Garreth Southgate ve Alan Shearer, bu akşam, sırasıyla Middlesbrough ve Newcastle United Menejerleri olarak, en azından birinin düşmesinin kesin olduğu Premier Lig'de karşı karşıya gelecek. Beraberlik her ikisine de yaramıyor. Kazanan çıkarsa, küme düşmemek için çok önemli bir adım atmış olacak. Çok zevkli olmayacak bence, ama anlam ve önemi itibariyle izlenmeye değer bir maç. Birasını kapan gelsin, bu ikisinin futbolculuk zamanlarından konuşarak seyredelim bu maçı. Shearer'ın sevinçlerinden, Southgate'in İngiltere'yi yakışlarından falan konuşarak bağlanalım St. James' Park'a!
19 Ocak 2009 Pazartesi
Defoe'den ilk kurşun

Gerçekten merak ediyorum. Defoe'nin son dakikalardaki golü gelmeseydi ne yapacaktı Tottenham? Redknapp'i de mi göndereceklerdi? Düşme hattının milim üzerine çıkmaya yetti tabi o gol, maçı 1-1'e getirip, 1 puan kazandırdı takımına Defoe. Redknapp'in çok işi var, çok çalışması gerekecek.
United şanssız verecekmiş puanı, 3 dakikalık özete gerçi 3-4 atak anca sığdırabilmişler ama, onlar da son dakikada 3 puanı kapıp, uyuyan Liverpool'un 1 puan üzerine çıktılar. Liverpool derdine yansın. Bu sene de şampiyon olamazlarsa bi 10 sene daha olamazlar bence..
İlk paragraftakine benzer bir soru daha. Chelsea 89. dakikaya 1-0 yenik girdi Stoke karşısında. Acaba o dakikada ne vardı aklında Scolari'nin. Gerçekten çok merak ediyorum. Basın toplantısında söylemek için kafasında kurduğu cümleler.. Sonra hep kelek yedikleri duran toplar, 89-90da gelen goller, birden söylenecek cümleleri değiştirmek.. Hayat ne garip!.
nar ekşimi almıştır şimdi wasted.. Üstüne de İmam Çağdaşta yemiştir danalar gibi.. Getirse de yisek afiyetle
12 Ocak 2009 Pazartesi
MAN U 3:0 Chelsea

Bir Şansal Büyüka klişesiyle başlayalım: Son yılların en ilginç karşılaşmasıydı..
Tabi durum farklı. Bu karşılaşmayı ilginç kılan verilen / verilmeyen penaltılar, hakeme tükürenler, küfürler ve sahaya atılan cisimler değildi.. Karşılaşmanın başından sonuna dinmek bilmeyen bir metronom; akıllara durgunluk veren yükseklikte mücadele düzeyi; görülmemiş sayıda ve kalitede 2li 3lü hücum organizasyonları; United'ın muhteşem ölü top taktikleri. Gerçekten 90 dakika boyunca Al Lee ve François'yla (afedersiniz) tuvalete bile gidemedik.
Notlarıma öncelikle bizi en çok etkileyen oyuncudan başlamak istiyorum: Vidic! Bu adam Spartak Moskova'dayken çok beğenirdim kendisini, ama mental özelliklerinin bu kadar üst düzeyde olduğunu anlamak için kendisini bu düzeyde seyretmemiz gerekiyormuş.. Vidic başka bir post konusu olsun, özetle dün geceki 3. golü anlatmak isterim. Sol kanattan Ronaldo içeriye çok güzel bir orta yolluyor. Öldürücü forvet Berbatov, tüm maç boyunca Berbat oynamasına rağmen klasını konuşturuyor, klinik bir bitirişle Chelsea'nin kalan umutlarını söndürüyor. Bu sırada Vidic ne mi yapıyor? Chelsea savunmasını savunuyor! Çünkü engellediği, oyaladığı adam, Berbatov'un gol atmasına engel olacak olan adam. Savunmacı budur! Hatt-ı savunma yoktur, sath-ı savunma vardır...

Diğer notum Ronaldo: Kaza fazla etkilememiş anlaşılan serseri kardeşimi. Adam günden güne vücudunu da kalınlaştırıp, savunma müdahalelerinde devrilmemeye başlıyor. Bu düzeyde teknikle birleştiğinde korkutucu yerlere gidecek gibi görünüyor.. Onu da özetle 85. dakikadan bir enstantaneyle anlatmak istiyorum. Ronaldo yine sol kanadında almış topunu, türlü şebeklikler yapmayı planlamakta. Beletti'nin gelişinden, bakışından belli yapacakları. Önce bir tekme savuruyor kopil'e. Adam devrilmiyor, devam. Sonra kovalamaca başlıyor, Ronaldo tur bindirmeye hazırlanırken bizim Haus daha fazla onuruna yediremeyip Mustafa tekmesi'ni (bkz. Cadillacs and Dinosaurs, bu da başka bi post konusu olsun) basıyor arkadan.. Bu adam bu sene çok adam attırır, rakip teknik direktörlere kolay gelsin.
Hasılı bu dev maç 3-0 United üstünlüğüyle bitti. Bence Chelsea, eleştirilerde aforoz edildiği kadar kötü değildi; ama maçın tamamında daha iyi oynayan taraf olan United, haklı bir galibiyet aldı.
Şansal klişesiyle açtık, daha da kamusal bir klişeyle kapatalım: Türkiye Ligi'nde futbol oynanmıyor arhadaş....
yılın bu zamanında Birecik o kadar güzeldir ki, hele baraj etrafı....
yılın bu zamanında Birecik o kadar güzeldir ki, hele baraj etrafı....
3 Kasım 2008 Pazartesi
Premier Lig 11. Hafta

Yine ilginç bir hafta oldu! Beklenmedik bir kaç sonuç, yine çalkaladı heterojen Premier Lig karışımını. İlk 11 haftada herhalde 15 takım, küme düşme korkusu ile UEFA kupasına gitme umudu arasında gidip geldi.
Moyes'in adamları, Fulham'ı da 1-0 devirerek çıkışını sürdürdü. Chelsea, bu sene sık uyguladığı 5 tarifesini, Sunderland'e de uyguladı. United, 4-3'lük skor aldatmasın, çok rahat bir galibiyet aldı ligin flaş ekibi Hull karşısında. Arsenal, Stoke City'ye 2-1 yenilirken Van Persie, yaptığı gerginlikle (zaman geçirmeye çalışan kaleciyi bir Rugby hamlesiyle yere serdi!) Hasan Şaş'ın tahtına adaylığını açıkladı (Burkay'a teşekkür). Totenham da çıkışını sürdürdü, lider Liverpool'u 2-1 yenerek koltuğundan etti, son dakika golleri serisine de devam etmiş oldu..
Van persie'nin saldırısının fotoğrafını bulamadım
30 Ekim 2008 Perşembe
Premier Lig 10. Hafta

Dün çok eğlenceli maçlar ve çok sıkıcı maçlar oynandı Premier Lig'de.
Boro, City'yi 2-0 yendi, City taraftarlarının yükseliş hevesini kursağında bıraktı. United, West Ham'ı 2-0 yendi, Ronaldo geçen sezonki performansını anımsattı. Liverpool, sönük geçen maçta Portsmouth'u Gerrard'ın penaltı golüyle geçti, liderliğini sürdürdü. Chelsea, Hull'u rüyadan uyandırdı, 3 attılar deplasmanda.
Ama şüphesiz günün maçı Londra derbisiydi. Emirates'te buluştu Arsenal ve Tottenham. Redknapp'in gelişinden sonra bir kimlik geldi Tottenham'a, hırs geldi. Kolay iş değil evinde bir Arsenal'e son iki dakikada 2 gol atmak. Ağır darbe vurdular Arsenal'e, kendileri de sembolik larak çok önemli bir puan aldılar.
22 Eylül 2008 Pazartesi
Bir haftasonu daha..

Tek tek kurban veriyoruz, harap ediyoruz haftasonlarını.. Ne sosyal hayat kalıyor adamda, ne akademik başarı, ne de spor yapacak zaman! Sadece oturup futbol seyrederek geçti haftasonu.
Artık haftaya yayılmasını falan talep etmek zorunda kalacağız maçların. Yine Pazar gününe nefes alınacak zaman kalmamıştı..
Bayern, Bremen'den 5 yedi evinde. Milan Lazio'ya dur dedi, Juve çıkışını Cagliari galibiyetiyle sürdürdü, Inter iyi gidişatı Torino'yu yenerek sürdürdü ve Roma Regina'yı 3-0 yenerek haftayı kayıpsız atlatanlar arasında yer aldı.
İngiltere'de ise, Tottenham, kötü gidişi golsüz Wigan beraberliğiyle sürdürdü, Man. City haftaların acısını Portsmouth'a 6 atarak çıkardı, yeni transferler Jo ve Robinho da katkıda bulundular galibiyete birer golle. United ile Chelsea kıran kırana bir maç sonucu 1-1 berabere kaldı, United tam 7 sarı kart gördü bu maçta. Arsenal, fırtına gibi gidişini Bolton'a da 3 gol atarak sürdürdü, Liverpool ise, Stoke City ile golsüz berabere kalarak frene bastı, şaşkınlık yarattı bende.
Barcelona Gijon'u 6-1 yendi, ilk galibiyetini aldı, Real, Racing deplasmanında zorlanmadan 2-0 kazandı. Valencia Osasuna'yı devirip liderliğe yükselirken, Atletico, bir kez daha hücum şov yapıp, Recreativo'yu 4-0 yendi.
Fransa'da Lyon yine kılını kıpırdatmadan aldı galibiyetini, Marsilya, Monaco ile berabere kalarak zirveden (tabii ki Lyon'dan) uzaklaştı. St. Etienne , PSG'nin başarılı gidişatını durdurdu, 1-0 galip geldiler.
İşte size haftasonu nasıl geçti özeti, herkese iyi haftalar!
Acaba Rio resimde Pazartesi'nin geldiğine mi üzülüyor?
Mevlana Celaleddini Rooney+bence iğrenççççç :)
15 Eylül 2008 Pazartesi
Liverpool 2 - 1 Man. UTD

Ne oldu anlamadım.
İlk yarıda United rüya gibi top oynarken, geçen seneki dev hücum hattına bir de Dimitar eklenmişken, onun müthiş çabasıyla United henüz 4. dakikada öne geçmişken, "bu takım bu sene tutulmaz" derken, Liverpool şişirme toplarla ileride var olmaya çalışıyordu. Torres ve Gerrard'ın yokluğunda, işler yolunda görünmüyordu Merseyside ekibi için. Ama ilk yarıyı, biraz şanslı bir golle beraberlikle kapattılar.
İkinci yarıda işler biraz garipleşti. United tanınmayacak haldeydi. Ne Rooney vardı sahada, ne Tevez, ne Dimitar. Giggs'in güzel şutu hariç pozisyonları yoktu 2. yarıda.
Liverpool, maçın bitimine 13 dakika kala United'ın ilk yarıdaki golünün bir kopyasını atarak, intikamını aldı, 7 senedir Anfield'da yenemediği ezeli rakibine önemli bir yenilgi tattırdı.
Haftasonu Arsenal ve Chelsea'ye de bir göz attım. Arsenal çok kafiyeli, hızlı bir top oynuyor, göze çok hoş geliyor. Ama ben şampiyonluk yarışının bu sene tecrübeleri ve derin kadro kaliteleri sayesinde United ile Chelsea arasında geçeceğini düşünmekteyim.
cfeqwdf
30 Ağustos 2008 Cumartesi
arsenal-3 newcastle united-0
geçen hafta fulham'a yenilmişlerdi ama bu gece emirates'te ritimlerini buldular..hleb, gilberto ve flamini gidince orta saha ne olacak diye düşünüyordu herkes, arsene wenger şapkadan 20lik denilson'u çıkardı..van persie'nin soluna nasri'yi, yanına fabregas'ı, önüne de adebayor'u koyarsanız hücum yaparken yaratıcılıkta sınır tanımazsınız zaten..rosicky iyileşince bu kadrodan kimin kesileceğini bulmak için noter huzurunda kura çekmek gerekecek..ayrıca, nasri savunma yapmıyor diyen varsa hala, maçı bıraksın gitsin dizi izlesin..kevin keegan'ı çok severim ama "obafemi martins varken neden owen?" diye bi sormak lazım..son olarak; ibrahim altınsay türkiye ligini yorumlasın, oktay derelioğlu da siirt jetpa'ya gitsin..yiğiter uluğ şimdi nerde yazıyor, biri biliyorsa söylesin..kjk
18 Ağustos 2008 Pazartesi
"Bırakın gideyim!"

Evet, Dimitar gitmek istiyor. Hemen her futbolcunun, oynamak için hayatını feda edebileceği Manchester United'a.
Tottenham taraftarlarının sevgilisi oldu çoktan bu Bulgar, ben kendisini Leverkusen'den tanır, severdim. Çok iyi topçudur bence, hatta Türkcell Süper Lig'de onun kalitesine yaklaşan forvet yoktur benim gözümde.
Artık gitme vakti geldiğini düşünüyor, ve onu yollamak istemeyen yönetime mesaj gönderiyor: "Yalvarırım bırakın hayalimi gerçekleştireyim."
fqerfqer
17 Ağustos 2008 Pazar
premier lig 1.hafta
manu an itibariyle newcastle ile cebelleşedursun chelsea premier lige müthiş bi giriş yaptı..portsmouth'u yarım saatte teslim aldılar..scolari'nin dünyada denge futbolunu en sağlam oynayan takıma heyecan ve hareket getirdiğini söyleyebiliriz.."lampard ve ballack'ın olduğu ortasahada deco'ya nasıl bi yer açılacak" sorusuna bugünkü maç sağlam bi cevap oldu..maç biteli 2 saat oldu ama lampard-ballack-deco üçlüsünün pas trafiği ve takıma getirdikleri hız portsmouth'luların başını hala döndürüyodur..deco barcelona'da oynamadığı her maçın acısını çıkarır gibi oynadı..liverpool forvetinin toplam fiyatı ile galatasaray'a 50 binlik süper stad yapılır ama dün sunderland'e karşı onca pozisyondan tek gol atabildiler..
iyi taransfer yapan takımlar sezona kötü başlar kuralına tottenham'da uydu, boro' ya karşı etkisiz kalıp yenildiler..boro'da mido sakatlıktan geri döndü, çanlar tuncay için çalıyor...
dsd
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



