kemal kandemir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kemal kandemir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2010 Pazartesi

F1'de Sezon yaklaşırken


Formula 1 sezonu önümüzdeki hafta Bahreyn GP’si ile başlıyor. Ben de bu yarıştan önce birkaç bilgi ve değerlendirmeyi sizlerle paylaşmak istedim.

Bu sene Schumi’nin dönüşünü herke gibi ben de merakla bekliyorum. 41 yaşında olmasına rağmen aynı hırsla mücadele edeceğine ve 1-2 yarış kazanacağına inanıyorum. Eski performansını yakalamasın yine de zor (Kendisi her ne kadar şampiyon olacağını iddia etse de). Michael Jordan da NBA’e Washington ile son döndüğünde çok heyecanlanmış ve Washington’ın yayılnlanan hemen hemen tüm maçlarını izlemiştim. Bir maçta 51 sayı attığına da şahit olmuştuk son sezonunda... Ama gençliğindeki smaçlarını bir yana bırakın, All Star maçında pota altından bir smacı bile kaçırmıştı. Yani anlatmak istediğim şu; Schumi’den imkansızı beklemek, şampiyon olacağına inanmak yanlış bence... Ama bir-iki yarış kazansa birkaç heyecanlı hareket gösterse eski günlerinden benim ve tüm F1 sevenler için yeterli olacaktır.

Bu sene yıllar sonra ilk defa 4 eski şampiyon birarada yarışıyo. Schumi dışında; Hamilton, Alonso ve Button var pistlerde... Bunların yanında şampiyonluğa daha önce çok yaklaşmış ve hala iddialı Barrichello (ki kendisi Williams’a geçti), Massa, RedBull’da devam eden Webber ve Vettel ikilisi var. Ve ayrıca benim bu seneki favorilerimden Nico Rosberg ve geçen sene F1’in son yarışlarında Toro Rosso ile katılan İspanyol Alguersuari de dikkat edilmesi gereken kişiler. Alguersuari ile ilgili küçük bir not, çocuk 25 Mart 1990 doğumlu ve F1’ adım atan en genç pilot oldu geçen sene (Yaşlanmaya başladık sanırım =) ).

Ha bir de unutmadan, 2000-2001 yıllarında Arrows gibi bir arabayla gayet iyi işler çıkarmış, daha sonra takım iflas ettiği ve yarışlardan çekildiği için kendine takım bulamayıp test pilotluğu yaparak kariyerine devam eden Pedro De La Rosa da 38 yaşında pistlere geri dönüyor. Hem de BMW Sauber’le... Valla Sauber’i nasıl ikna etmişler bilemiyorum ama menajeri hakkatten iyi iş yapmış.


Bu sene 28-30 Mayıs tarihlerinde yapılacak Türkiye GP biletleri satışa çıkmış ve önceki senelere göre yaklaşık 35-40% ucuz. Ben de bu sene sanırım ana tribünde yarış izleme hayalimi sonunda gerçekleştirebilicem (3 gün 400 TL). Bundan 2-3 sene evvel bu biletin fiyatı 700-800 TL civarıydı. O kadar para vermek istemeyenler için açık alan 3 gün için 70 TL. İlk sene aynı bilete 120 TL civarı birşey vermiştik bundan 5 sene önce... Bence gayet makul ve kaçırılmaması gereken fiyatlar bunlar. Bundan sonra Türkiye’de yarış yapılmama ihitimalinin yüksek olduğu düşünülünce kesinlikle kaçırmayın derim.

Son bir şey daha, bu sene puanlama ilk on sıradaki pilot için ve şu şekilde olacak; 25-18-15-12-10-8-6-4-2-1. Böylece yarış kazanan pilot emeğinin hakkını biraz daha alabilmiş olacak. Eski sisteme göre 4 yarış kazanmak (4 x 10) ile 5 kere 2. olmak (5 x 8) aynı anlama geliyordu artık gelmeyecek.

Not: 1. Resim: Schumi Bild’e 2010’da şampiyon olacağını anlatırken....
2. Resim: İstanbul Park Ana Tribün 309 numaralı kısımdan görüş açısını gösteriyor. (bence pistteki en güzel nokta ve sanırım biletimi buradan alacağım) Bilet fiyatları ve ayrıntılar için; http://www.biletix.com/static.htm?page=sp43
Motorsporları dünyasının usta kalemi "the Player" Kemal Kandemir yine bizlerle. Eline sağlık..

24 Aralık 2009 Perşembe

The Return of the King


Ferrari ile yıl içerisindeki flörtü, motosiklet kazasından kaynaklanan sakatlığı yüzünden yarım kalan Schumi, 3 senelik aradan sonra beklendiği gibi bu sene Formula 1’e dönüyor. Hem de Mercedes’le...

Bakalım bu Alman ittifakı (Mercedes+Schumi+Nico Rosberg), bir Alman galibiyeti getirebilecek mi.

* Resim, Dubai prensi tarafından Schumacher’e hediye edilen Schumacher Island’ı gösteriyor.

24 Kasım 2009 Salı

Farkımız Burada #3


Cezayayı’nı takip eden arkadaşlar Trapano sayesinde Flaş Haber almaya alışmışken, affına sığınarak bir tane de ben veriyim dedim. 1 gün önce verilen maç skorlarını daha da ileriye götürdüm ve 1 sene önceden Formula 1 dünya şampiyonunu açıklıyorum:

2010 Dünya şampiyonu Nico Rosberg!!

Bundan önce aslında size Nico Rosberg’in Mercedes’e (eski Brawn GP) geçtiğini de haber vermem gerekirdi. Olsun, artık öğrenmiş oldunuz. Bugün itibariyle Alman sürücü Nico Rosberg (ki babası eski dünya şampiyonu İsveç’li pilot Keke Rosberg’dir. Almanlığı anneden gelir...), tek amacı Alman sürücü yarıştırmak olan Mercedes’in (muhtemelen) 1 numaralı pilotu olacak. (Muhtemelen diyorum çünkü hala Raikkonen’in Mercedes’te yarışacağına inananlar var.)


Barichello ve Button ile yollarını ayıran ve daha sonra da Mercedes’in satın aldığı Brawn GP takımından hiçbir iz kalmamış oldu böylece... 1 sene içinde tüm kupaları ve yarış galibiyeti ve podyum derecelerini süpüren takım, tarihin yüzde olarak en başarılı takımı olarak istatistiklerde yerini aldı...

Burada tahminimizi yaptık, fakat 1 sene bekleyip de neden tutmadı diye hesap sormayın. Belki yarışlar sisli geçebilir, belli mi olur...
Yine formüla, yine Kemal. Eline sağlık...

18 Kasım 2009 Çarşamba

Raikki-Out


Formula 1’de bir sonraki sezon yarışacak pilotlar genelde sezon bitmeden birkaç yarış önce 1-2 boş koltuk hariç genelde belli olur... Bu sene, özellikle Raikkonen’in McLaren’le olan görüşmelerinin bir türlü sonuca ulaşamaması nedeniyle, hala boşta 8-9 tane koltuk vardı bugüne kadar... Görüşmelerin çok uzamasından kıllanmıştım.... “Acaba olmayacak mı?” diye düşünürken sonunda bugün menajeri bir açıklama yaparak McLaren ile Kimi’nin anlaşamadığını ve seneye yarışmayacağını açıkladı. Bu açıklama beni adeta şoke etti.. Tuttuğum takım küme düşmüş ve önümüzdeki sene şampiyonluç için yarışamayacakmış gibi hissetmeme sebep oldu...

Raikkonen’i, karakterinde kendimden çok şey bulduğum için belki de, çok severim... 7 sene şampiyon olan Schumacher, 2008’in şampiyonu Hamilton, Montoya, 2 kere şampiyon olan Alonso aldıkları galibiyetleri abartılı bir şekilde kutlarken ve yenildikleri anlarda hırslarına kapılıp galip gelebilmek için her türlü pisliğe mübah gözüyle bakarken, Kimi galip geldiğinde ve yenildiğinde de olgunlukla karşılamayı başaran yürekli bir pilottur... Fakat yürekli olmak “Buz Adam” olmak bile yetmedi bu sefer... Senna’dan sonra karizmatik pilot eksiğine son verdiği 9 yarış sezonundan sonra yerini yine akbabalara bırakarak veda etti....

Ondan sonra yarışır mı bilmem ama en azından önümüzdeki sezon Formula 1 aracını en fazla resimdeki gibi sürebilecek....

Spor için kayıp mı? Bence büyük bir kayıp... Ve kendi görüşüm, bir sene sonra da geri dönmeyecektir Kimi...

Yazık...

Artık bizden daha aktif bir yazar galiba sevgili dostumuz Kemal Kandemir. Sağolsun, bu konudaki fikirlerini de bizlerle paylaştı..

2 Ekim 2009 Cuma

Tarih tekerrürden ibaret


Daha burada Raikkonen’in son yarışlarda yükselişe geçtiğini yazalı 15 gün kadar olmuşken o takımından kovuldu bile... Bundan 3 sene olan olay yine başına geldi... 3 sene önce onun yerine Alonso’yu getiren Mclaren takımıydı ve o Ferrari’ye daha yüksek bir kontratla geçiyordu (Yılda 45 milyon dolar). Bu ücret, Tiger Woods’tan sonra dünyada en çok kazanan sporcu yapmıştı Kimi’yi.
İki gün önce Ferrari 2010 yılı için Alonso ile anlaştığını açıladı sonunda... Zaten son zamanlarda böyle bir dedikodu devam ediyordu ve bugüne kadar formula 1 dünyasında çıkan bu tarz dedikodular genelde doğru çıktığı için bunun da gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu tahmin edilyordu. Ve beklenen oldu; Alonsa Kimi’yi yeniden koltuğundan etti.
Bunun iki tane nedeni var bana kalırsa; 1.’si yukarıda bahsettiğim Raikkonen’in maaşı (bu maaş Ferreri’yi bile zorlar nitelikte) ve 2.’si ve daha önemlisi Santander’in (dünyanın en büyük 7. bankası olan İspanyol kuruluşu) önümüzdeki sene Ferrari’ye sponsor olmak için Alonso’yu yarıştırmalarını şart koşmuş olması (ve muhtemelen Alonso’nun ücretini de bu bankanın vereceği söyleniyor)
“Peki tamam bu tarz işlerde paranın önemi büyük ama Raikkonen bunu haketti mi yoksa Ferrari acımasızca mı davrandı?” diye sorarsanız size şöyle bir cevap verebilirim;
Birincisi, Raikkonen bu takımda 3 sene içinde önemli başarılar kazandı: 1 pilotlar şampiyonluğu, 2 markalar şampiyonluğu, 9 yarış galibiyeti, 5 pol pozisyonu ve 225 puan (2009 sezonu henüz bitmedi tabi). Yani başarısız sayılmazdı. Ama muhteşem bir ilk sezonun ardından son 2 sezon kendinden bekleneni tam olarak verebildiği de söylenemez. Ama kovulmak için yeterli bir zemin de yaratmıyor bu.
İkinci olarak, takım sponsorluğu formula 1 takımlarının (Ferrari takımının bile) yaşamsal kaynaklarından biri... Böyle bir anlaşmayla bir pilotun maaşından 51 milyon dolar (2010 için Raikkonen’in alacağı söylenen para bu) kar, 2 kere dünya şampiyonu olmuş bir pilotu bedava yarıştırma ve üstüne sponsorluk ücreti ile tahminen yıllık 100 milyon doları aşkın bir gelir sağlamış oluyor. Bu da Ferrari için gerçekten akıllıca yapılmış bir hamle bence, ve Raikkonen’i çok sevmeme rapmen her türlü hatır-gönül ilişkisinin önünde yer alacak bir anlaşma bu...



Peki bundan sonra Raikkonen’e ne olacak?

Birçok kişinin (ve benim de) tahmini Raikkonen’in McLaren’de Kovalainen’in koltuğuna geçeceği... Ayrıca bu bir temenni de... Çünkü şu anda Raikkonen’in ücretini karşılayabilecek ve kazanmasını sağlayacak bir araba verebilecek tek takım McLaren’miş gibi gözüküyor. Sanırım o da birkaç gün içinde belli olur... Ama şayet McLaren ile anlaşma yapamaz ve seneye yarışamazsa o zaman Kimi için gerçekten yazık olacak.
Not: 2. Fotoğraf Kimi’nin şampiyon olduğu 2007 yılı Brezilya Grand Prix’i sonrası çekilmiş... 1 puanla Alonso ve Hamilton’ın önünde şampiyon olmuştu...
Yayıncının notu: Motorsporları dünyasının usta kalemi Kemal Kandemir birkez daha bizlerleydi, kendisine çok teşekkür ediyoruz.

14 Eylül 2009 Pazartesi

Monza


İtalya Monza GP muhteşem bir yarış oldu... İlk turdan itibaren o kadar fazla geçiş ve atak izledik ki bir an için kendimi 70'lerde 80'lerde bir yarış izlediğimi sandım... Hamilton pole poziyonunda başladı yarışa ve startta yerini korudu. Raikkonen'in alıştığımız iyi çıkışlarından birini daha izledik ve kendisini 2. sıraya taşıdı bu atak... Daha sonra Brawn'lar üstüste Kovalainen'i geçerek RedBull'lara göre daha avantajlı birer yer olan 4. ve 5.'liğe yerleştirdiler. Aslında bu dereceler onlara galibiyeti getirebilecekmiş gibi görünmüyordu. Fakat tek pitstop taktiği ve (ağır arabalara rağmen) mükemmel atılan turlar onları yarışın ortalarında ilk iki sıraya yerleştirdi ve yarışın sonuna kadar yerlerini koruyarak finişe ilk iki sırada gelebildiler.


Yarışın son metrelerinde ise Hamilton kaza yapınca bir anda Raikkonen yarışı 3. sırada bitirdi ve son 3 yarışta olduğu gibi yine podyumda yer buldu kendine...


RedBull ise yarıştan Vettel'in 8.'liği sadece 1 puan alarak yavaş yavaş havlu atma aşamasına geldi BRawn GP karşısında... Artık bu saaten sonra RedBull'un geri gelmesi çok zor görünüyor. Button'ı da tek zorlayabilecek pilot da Barrichello... (Umarım şampiyon da o olur, çünkü Button hiç haketmiyor.)


Yarıştan diğer notlar;
Force India SPA'dan sonra kaldığı yerden devam ederek Sutil ile 4. sırada yer aldılar. Yarışın ortalarında Luizzi yarış dışı kalmamış olsa muhetemelen o da yarışı puan barajının içinde tamamlayacak ve ilk yarışında takımına puan kazandıracaktı.
Fisichella geçen yarışa göre (bu sefer Force India değil Ferrari'de yarışıyor olmasına rağmen) çok daha kötü bir yarış çıkardı ve puan dahi alamadı. Bu da aslında Ferrarinin bu seneki otomobilinin çok da iyi durumda olmadığının bir göstergesi bence...
Hamilton yarışın ortalarına doğru yarışın en büyük favorisi konumundayken gereksiz zorlamasının bir sonucu olarak yarışın son turunda kaza yaparak yarış dışı kaldı. Son yarışta puan alamamış olan Hamilton bu yarışta da yarış dışı kalarak hayranlarına hayal kırıklığı yaşattı.

İtalya GP'nde yarış sonrasında sıralama şu şekilde oluştu:
1. Rubens Barrichello - Brawn GP
2. Jenson Button - Brawn GP
3. Kimi Raikkonen - Ferrari
4. Adrian Sutil - Force India
5.Fernando Alonso - Renault
6.Heikki Kovalainen - McLaren
7.Nick Heidfeld - BMW-Sauber
8.Sebastian Vettel - Red Bull
9.Giancarlo Fisichella - Ferrari
10.Kazuki Nakajima - Williams
11.Timo Glock - Toyota
12.Lewis Hamilton - McLaren (-1lap)
13.Sebastian Buemi - Toro Rosso (-1lap)
14.Jarno Trulli - Toyota (-1lap)
15. Romain Grosjean - Renault (-1lap)
16. Nico Rosberg - Williams (-1lap)


Sürücüler Klasmanı puan durumu:
1.Jenson Button (80)
2.Rubens Barrichello (66)
3.Sebastian Vettel (54)
4.Mark Webber (51.5)
5.Kimi Raikkonen (40)
6. Nico Rosberg (30.5)
Her yazısıyla bizleri onurlandıran yarış dünyasının usta kalemi Kemal Kandemir, yine bizlerleydi. Kendisine buradan teşekkürü bir borç biliyoruz