
Beşiktaş dün gece rakibin bile beklemediği kadar zorlandı.
Dün Ertuğrul, klasik 4-2-3-1 sistemini sanki bozmuştu: İnceman hafif sağ kanada çekti (etkisizdi), Holosko forvete yaklaştı (istekliydi). Yamuk bir 4-4-2 gibiydi.
Karşısında, top Beşiktaş'ta olduğu anda 11 kişinin topun arkasına geçtiği (man behind ball) bir taktikle oynayan, iki adet sadece adam deviren, top dahi süremeyen siyahi futbolcusu bulunan, 2ye tek geldikleri ataklarda bile topu kaleye yollayamayan bir rakip vardı Beşiktaşın. Uzaktan şut lazımdı, Delgado ve Tello dün bu konuda pek yardımcı olmadılar. Savunma arkasına sarkmak lazımdı, bu konuda dün başarılıydılar, en az 7-8 net gol pozisyonuna girdiler. İnce ofsaytlar, direkler, forvetlerin anlık hatalarıyla hiç biri gol olmadı. Beklenen gol ikinci yarıda, artık Beşiktaş'ın silahlarından biri olan ölü toptan geldi. Benim için gol Nobre'nindir. 3 dakika öncesinde bir kafa golü atmasına ramak kalmıştı. Golü de yine onun kafasında kaleciden dönen topta attı Holosko.
Beşiktaş savunması neden olmuyor bir türlü? Anlamadım. Seriç-Tello ikilisi dün kanatlarını hücum açısından iyi kullandılar. Ama öyle toplar bıraktılar ki arkalarına! Sağ kanat hakeza.. Nasılsa arkalarını toplayan vardı yine: Zapotocny... Beşiktaş taraftarının daha 3. maçtan sevgilisi. Taraftar seneler sonra (Zago-Ronaldo ikilisinden sonra ilk kez) bir savunma süpürücüsü görünce takımda, psikolojileri bozulmuş resmen. 100'lerce insan vardı dün, durduk yerde, maç bile başlamadan, tek başına "Zapoooooo" diye bağıran! Anlayamadık..
Dün seyirci'de ramazan rehaveti hakimdi. Takımlarına destek oldular, ama
Brijeg maçının yakınından geçmediler.
Deplasman maçı çok zor geçecek. Çok istedik Ram'la 2. gol gelsin, Ukrayna'da başımıza gelebileceklerden korkarak. Olmadı..
Beşiktaş bu sene iyi işler yapıyor, daha yapacağa benzer. Her şeye rağmen "Kadıköy'ü siyah beyaz boyayacağız", halen iyimser görünüyor gözüme; neden olmasın yine de...
inanın!