italya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
italya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2009 Pazartesi

Dünya şampiyonu demişsin ama..


Dünkü maçtaki İtalya rezaletinin üzerine (anasını satiim Brezilya hiç top oynamadan kazandı sanki, çocukların emeğine saygısızlık oldu biraz) forum ortamlarından bir klişeyle yorum yapalım:

-Dostum Dünya Şampiyonu demişsin ama bu kız zenciii!

11 Şubat 2009 Çarşamba

Brezilya:2 İtalya:0


Çok büyük beklentilerim yoktu maç başlamadan önce. Hatta dürüst olayım, Burkit'i aradım, "maçı izleyeceksen yanına geleyim" dedim, yoksa izlemeyecektim maçı. Nasipmiş, iyi ki izlemişim!

Çok hareketli başladı maç. Brezilya tüm takım halinde hücum etmeye çıkmıştı, her hallerinden belliydi. Ronnie'yi çok özlemişiz. Pas hatalarına rağmen sahanın en gösterişlisiydi. Robinho süperdi. Çok hırslıydı. Özellikle 2. golde önce Pirlo'nun ayağından topu çalışı, sonra tüm savunmayı 2 hareketle markete yollayışı, kapanışı da süper bir vuruşla yapıp Buffon'u avlayışı.. Görülmeye değerdi. Adriano istekliydi ama etkisizdi. Adamım Elano ise bildiğimiz gibi, bir var bir yok maçın içinde. Olduğu saniye maçın kaderini değiştiriyor ama! işinize gelirse oynatırsınız.. Marcelo'yu çok takdir ettim. İki yarısahada da çok çalışkandı. Aslında tüm bu oyuncuların sıkı performansı beni şaşırtmadı. Asıl şaşırdığım, Brezilya'nın ne kadar güzel bir takım kimyası oluşturmuş olduğu. Oyuncular gözleri kapalı paslaşıyor, savunma konusunda sürekli yardımlaşıyor. Dunga'ya helal olsun demek istiyorum.

Gelgelelim İtalya'ya. Lippi 4-3-3'ten vaz mı geçmeli, bilemedim, bana öyle geldi. Hadi geçmedi; Pepe, Di Natale, Gilardino 3lüsünde İtalya forveti çıkar mı? Baggio'nun hayaleti peşinizi bırakır mı? Veya Del Piero bu takımda neden oynamasın ki? Amauri ne oldu? Onu da geçin, İtalya milli takımı, savunma deyince dünyada akla gelen ilk kelimedir, dün geceki ikinci golü yer miydi, yoksa o adamı o ceza sahasında ağlatır mıydı? Sorularla dolu kafam. Tanınmayacak haldeydi dün italya. Başta ise en büyük hayal kırıklığı: Pirlo! Yakışıklı (!) futbolcuya nazar değmiş gibime geldi.

Netice itibariyle, dün gece bir futbol şöleni izlemedik. Tek taraflı bir futbol, direnci düşük bir İtalya ve 2010 Dünya kupası için güzel sinyaller veren bir Brezilya seyretmiş olduk. Bu sayılmaz, 94'ün rövanşı başka maça kalır derim ben.
Güney Afrika yetiştiremesin şu statları, yakın bi yere alınsın kupa, biz de gidelim izlemeye..

20 Temmuz 2008 Pazar

italya için namaz vakti


10 Haziran 2008 Salı

Değişen Kurallar, Değişen Futbol


İnanlmazdı....
Tek kelimeyle, inanılmaz bir maçtı.

Hollanda, kupa favorilerimden İtalya'yı yenmedi dün gece; futbolun statükosunu, savunma futbolunun son 10 senedeki dünya zaferinin yenilebileceğini gösterdi hepimize. Bir yandan adeta futbol dersi verirken, diğer yandan, savunma yapmayan, yapamayan bir takımın, rüya gibi hücum ederek dünyanın en büyük savunma takımına tarihindeki en büyük Avrupa yenilgisini tattırabileceğini gösterdi.

İlk golde herhalde hepimiz "bariz ofsayt, yediler İtalya'yı" dedik. Ama meğer sadece futbolun maküs talihi değil, aynı zamanda ofsayt kuralının ayrıntıları da değişmiş.

Aslen (muhtemelen Baggio zaafımın etkisiyle) İtalya'yı desteklemekteyken, Hollanda golü attığında "Gooolll" diye bağırır buldum kendimi. Ne kadar özlemişsek bol gollü güzel maçları artık, her gole sevinir olmuşuz.

Favorilerimi güncellemek için en az 2. maçların sonunu bekleyeceğim, ama artık umudum var, "iyi oynayan kazansın" lafı artık formalite icabı söylenmeyecek!

31 Mayıs 2008 Cumartesi

Ölüm Grubu


Tarihin gördüğü hemen her kupada bir ölüm grubu olagelmiştir.
Bu turnuvanın ölüm grubu şüphesiz C grubu olacak. Fransa, İtalya, Hollanda ve Romanya amansız bir mücadeleyle bir üst tura, mümkünse de grup birincisi olarak çıkmak isteyecekler. Bence grubun ilk 2'si, turnuvanın ilk 4'üne girecektir.
Öncelikle Fransa'ya bakmak istiyorum. Sansasyon adam Domenech bu sefer beni şaşırtmadı açıkçası. Bence kadroda önemli bir sürpriz yok. Fransa yeni bir toparlanma arayışında olacak, Zizou'nun yokluğunda önemli bir başarı kazanamamış olmaları bu kadroyu kamçılayabilir. Teknik kapasitesi tartışılmaz bir kadro, tahminimce kupada en az yarı final oynayacak güce sahipler. Tahmini 11'im: Coupet; Evra, Gallas, Boumsong, Diarra; Malouda, Toulalan, Nasri, Ribery; Anelka, Henry.
İtalya'da Donadoni 4 5 1 bozması, senenin dev popüler taktiği 4 3 3 oynayacak gibi görünüyor. Malum, İtalya, katıldığı her kupanın favorilerinden biridir; gelenek bozulmaz. Muhtemelen Milan orta sahasını aynen "Download" edecekler. İtalya'nın bu kupadaki tek riski grubun çok şeye gebe olması. Muhtemel 11'im: Buffon; Panucci, Cannavaro, Materazzi, Zambrotta; Pirlo, Gattuso, Ambrosini; Del Piero, Toni, Di Natale.
Gelgelelim Hollanda'ya... Dev oyuncu Marco Van Basten, taktik bulma konusunda bir türlü başarılı olamadı Hollanda'da. 4 2 3 1, 4 3 3 ve 4 4 2 gibi taktikleri deneyen teknik adamın, kupada rakiplerinin trendlerine de uyup 4 3 3 oynatacağını varsayıyorum. Açıkçası zaten Hollanda'nın kaderini bu diziliş mavraları değil, 3 maçtaki takım kimyası ve bireysel yeteneklerin günlük performansları belirleyecektir. Babel'in sakatlığı, turnuvanın en derin hücum kadrosunu 1 adam eksiltse de, Hollanda'ya bu özelliğini kaybettirmedi.
Muhtemel 11'im: Van der Sar; Van Bronckhorst, Mathijsen, Heitinga, Ooijer; De Jong, Van der Vaart, Snejder; Robben, Van Nistelrooy, Van Persie.
Kupada gruplar belli olmadan önce, "kupanın gizli favorisi olabilecek takım" (itiraf edin hepiniz bu geyiği yapıyorsunuzdur) olarak ben Romanya'yı görüyordum. İzlediğim kadarıyla (özetler ve hazırlık maçları da olsa) bu takım, değme gruptan rahat çıkacak kadroya ve güce sahip. Marica ve Mutu forvette, Rat (shakhtar'da 3 sezondur en beğendiğim isimlerdendir), Contra ve Chivu defansta gayet kariyerli ve avrupa düzeyinde oyuncular. Ne garip bir kaderdir ki bu Romanya'nın bu turnuvada yapabileceği tek şey, dev rakipleriyle yapacağı maçların tüm dünya tarafından izleneceğini bilen oyuncularının, biraz da pazarlama beklentisiyle harikalar yaratmasını beklemek olacak.