
galatasaray taraftarıysanız hazmetmeniz zor..
ocağınızdan, yuvanızdan yetişen bi adamı, unutamayacağınız hatıralarınızda payı olan, hemen hemen her sene "türkiyeye dönersem döneceğim yer galatasaray olacak" diyen bir adamı en önemli rakibinizin formasıyla görmek fazlasıyla sinir bozucu bir durum..
hele hele çocukluğunuzu 90larda yaşamışsanız, kral'ın hemen hemen her transfer döneminde ali şen'in, aziz yıldırım'ın servet tekliflerini reddettiği dönemlere tanık olmuşsanız, galatasaraylılığı böyle görmüş böyle öğrenmişseniz, bu fotoğrafı gördükten sonra başınızın ağrımaması daha da zor...
profesyonelliğe, futbolculuğun da bir meslek olduğuna diyecek sözümüz yok..
eksiklik samimiyettir...
çarşı ile karşılıklı "burası beşiktaş, alayına gider, kızdırma bizi götoğlanı fener" diye tezahürat ettikten 15 gün sonra sarı-laciverti giyip aziz başkan'ın yanına otururkenki samimiyettir...
"herşeyimi galatasaraya borçluyum, dönersem bu yanlızca galatasaray olur" dedikten sonra yapılanlardaki samimiyettir...
aslolan, bi çizgiye, bi duruşa sahip olmaktır...
ve bunu para için bozmamaktır..
hem de profesyonellik kisvesinin altına saklanarak..