arda turan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arda turan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2009 Salı

yeni açık-eski açık-arda turan

"onlardan tek farkım, benim sahada olmam"..hakan şükür'e galatasaray taraftarı sorulunca hakan'ın verdiği cevaptır bu..şükür'ün moda tabirle bayrak adamlığını, takımı sahiplenişini anlatmaya çalışmak yersiz..mevzuya direk geçelim..mevzu şükür'den sonraki bayrak adam adayıyla, arda turan ile ilgili..
***
haftasonu ali sami yen'de maçtan önce ilginç olaylar vardı..olayların başrolünde de arda turan..olayların seyrini anlatmadan önce ufak bi parantez açalım; galatasaray tarihinde lincoln kadar tezahürat alan, bağrılan başka bir oyuncu var mıdır acaba..bunu ciddi ciddi düşünüyorum artık..takımlar ısınmak için sahaya çıktıkları anda bütün açık trübün "lincoln lincoln" diye bağırmaya başlıyor..bu sevginin sorgulanması gereken rasyonel olmayan tarafları var, bunu kabul edelim..diğer tarafta haftaiçinde özel hayatı medyanın tecavüzüne uğrayan, sivasta -5 derecede çamur sahada 120 dakika canını dişine takıp oynayan, formayı görünce maç ayırt etmeden savaşan arda turan..neyse..açık trübün taraftarı lincoln'le seviştikten sonra arda turan'ı çağırıyor ama arda'da inanılmaz bir tepkisizlik..trübüne gitmiyor..sonra eski açıktan çağrılıyor arda, oraya da gitmiyor..trübün çıldırıyor tabi..ıslıklar başlıyor..lincoln çılgınlığını daha makul ölçülerde yaşayan, bence gerçek galatasaraylıların oturduğu kapalı trübün'ün ilk sözü arda turan oluyor..ve arda tabiki soluğu orda, onların yanında alıyor..daha sonra açık trübünler arda'yı çağırmaya devam ediyorlar ama arda'nın tepkisizliğinde değişen bi şey yok..devreye ayhan'ı, topal'ı sokuyorlar ama arda ısrarcı gitmemekte..bu sırada açık trübün en iyi yaptığı şeyi yapıyor; kendi oyuncusunu ıslıklıyor..ta ki eski açıktan "buraya gelmeyen fenerli olsun" tezahüratı yükselene kadar..arda buna kayıtsız kalamıyor haliyle..
***
trübün faşizanlığı ya da sınıfsal çıkarımlar yapmak niyetinde değilim ama arda'nın davranışında çok beğendiğim noktaların olduğunu söylemem gerekiyor..iki tane top kaptırdığında kendisine ölümüne küfür edecek sözde galatasaraylılara gitmeyecek kadar hakkı ve kredisi olduğuna inanıyorum..bütün maçlara gitme imkanı bulmayıp ara sıra galatasaray maçlarına açık trübünlere bilet alıp giden aklı selim galatasaraylıları tenzih ederim ama her zaman söylerim yine söyliyim; özellikle yeni açık trübün "yoldan geçen galatasaraylılarla" dolu..trübünü çirkinleştiriyorlar..
***
lincoln'ün galatasaray'a kaptan olması gerektiğini düşünen endüstriyel futbolun steril ortamında yaşayan futbol yumuşakçaları da ayrı bi postun konusu olsun..lin
lincoln'le ilgili bi problemim yok..

23 Ocak 2009 Cuma

Turkish Iniesta


Son Avrupa Sampiyonasi'nda, Ispanyol basini Arda için Turkish Iniesta diye baslik atana kadar, Iniesta yildizlar kadrosu Barcelona kadrosunda dikkatle izlemedigim bir oyuncuydu. Hatta Turkish Maradona, Turkish Peleler'e alisik oldugumuzdan, Iniesta biraz hayal kirikligi olmustu. Sampiyonanin Okan-Suat-Emre'si Xavi-Senna-Iniesta üçlemesinin harika oyunu, kupayi Ispanya'ya getirirken ben de Iniesta'yi daha alici gözle izleme sansi bulmustum. Sag ayagiyla sol taraftan içeri girisleri, devaminda topu ortalamak yerine pas veriyor olusu çok tanidik gelmisti gerçekten de. Daha sonra izledigim maçlarda da yanilmadigimi gördüm. Hücum teknikleri açisindan hakikaten çok benziyor Iniesta ile Arda. Ama arada temel bir fark var tabi. Arda, Iniesta kadar defansif yönü güçlü bir oyuncu degil. Daha dogrusu daha önce bek olarak bile görev yapmis olan Arda kendini savunma yapmak zorunda hissetmiyor. En son açiklamalarindan birinde, "hücumda yeterince etkili olamadigimi gördügüm zaman savunma yaparim" diyerek hala mahallenin yetenekli topçusu havalarindan kurtulamadigini göstermis zaten. Takımda yeterince savunma yapan oyuncu oldugunu söyleyerek rahatliyor bir yandan. Ama bu bile Galatasaray'da Feldkamp'in geçen sene oturtmaya çalistigi komple takim olayindan uzaklasilarak ne kadar savunmacilar - hücumcular diye ayrilan amerikan futbolu takımına dönüştüğünü göstermeye yetiyor. Herneyse Galatasaray'in sistemi baska bir yazinin konusu di mi Wasted?

Ben Arda ile devam edeyim. Galatasaray'in en sevilen, hatta Türk futbolunun son yillardaki en yetenekli futbolcusu açiklamalarina "bizi sevenleri üzmeyiz" diye devam ediyor. Daha önce kapali tribünün önüne giderek burada ölecem gibisinden hareketler de yapmisti. Merak ediyorum da meshur Boleslav maçi olmasaydi da Arda da, onun kadar yetenekli buldugum Oguz Sabankay'in akibetine ugrasaydi, kendisine teklif yapacak Fenerbahçe'yi geri mi çevirecekti? Büyük Kral'i daha önce defalarca Besiktas kapilarindan dönmüs (Sinan Engin, Sergen Yalçin, Ihsan Kalkavan açiklamalari hala sicaktir), Hasan Sas'i orta sinif Avrupa takimi Monaco'ya gitmeyi basaramayinca kulübünde kalmis, Ümit Karan'i Fenerbahçe ile masaya oturmus (burada da kaynagim Florya kusu Wasted, itirazlari onunla konusun lütfen) bir takimda 22 yasindaki savunma yapmasina gerek olmayan(!) Arda diyor bunu. Hala her filminde, her oyununda, her politik sahnesinde kahramanlarla yasamaktan vazgeçemeyen Türk toplumu için hatirlamak istemedigi seyleri es geçip, gönlünü oksayanlari hatirlamak genel bir tavirdir zaten. Biz ona devam ediyoruz, bizim kahramanlar da öyle oynuyor. Hepimiz bloglarimizda Barcelona yaziyoruz, büyük baskan Seba da Barça sapkasi takiyor.
Iniesta-Xavi I like it