UEFA Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
UEFA Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2010 Cuma

liverpool-atletico madrid

ertem şener fenomen adam, bu akşam da glen johnson'ın acıklı hayat hikayesini anlattı..maçı izlerken arkadaşım aradı, "bu adam bir gün maç anlatırken bir futbolcu için futbolcu olmadan önce oruspu çocuğuydu" diyecek dedi..normal karşılarız.. bi de sormak istiyorum; "galiptir bu yolda mağlup" oturdu mu şimdi konsepte sevgili ertem? fulham'ın finaldeki rakibi liverpool olsa finalin almanya'da olmasının bir anlamı kalmazdı..ali sami yen'de galatasaray'ı karanlığa gömen forlan anfield'da liverpool'un da fişini çekti..barcelona'dan sonra liverpool da elendi. bu iki kupanın finali için de türkiyedeki raytingleri dibe vurdurur. bu hafta iki maçı da yayınlayarak gözlerimizi yaşartan star tv, "papatyam" varken inter-bayern, atletico-fulham maçlarını yayınlarsa kesin zarar eder (!) bu arada atletico şampiyon olursa kupayı önce hakemler kaldırsın...özlemişim post girmeyi..

türkiye kupası finali afrikada oynansın, acımız hafifler

21 Mayıs 2009 Perşembe

Başlangıç


Lucescu, dün gece sıkıcı bir 120 dakika sonucu kupayı kaldırdıkları maçın sonrasında, bunun sadece bir başlangıç olduğunu, artık Şampiyonlar Ligi'nde de üst turları zorlamak istediklerini söylemiş. Her ne kadar önemsiz ve fazla iyimser gözükse de bu açıklama, dün gece Al Lee'den duyduğum Lucescu görüşmeleri ihtimallerine benim kafamda son verdi. Lucescu gerçekten kalıcı burada diye düşündüm. Muhtemelen "görüşmeler" de eski dostlar tadında geçer o vakit.
razvan rat'ı beşiktaş alsın, srna da cimboma gitsin.

20 Mart 2009 Cuma

Eşleşmeler

Hem Şampiyonlar Ligi, hem UEFA kupası için eşleşmeler belli oldu. Bu durumdan en karlı çıkan takım ManU oldu bence. Önce Portoyu, ardından Villareal-Arsenal eşleşmesinin galibini (bence Villareal) eleyip güle oynaya gelirler finale. Diğer sepet biraz sakat. Barça-Liverpool olur gibi, sonrasını kestirmek biraz güç.

UEFA'da ise, benim gözümde favori kalmadı. Artık Bank Asya LigA tadında geçecek, her maç süper çekişmelere sahne olacaktır. Atış da olsa tahminlerim: Man. City-W.Bremen /PSG-Shakhtar yarı finalleri, W.Bremen-Shakhtar finali olur, kupayı penaltılarla Shakhtar Donetsk alır. FM takımıma da torpil geçmiş oldum böylece!
yok biz Al Lee ile Şampiyonlar Ligini aldık Shakhtar'la, o ayrı :)

13 Mart 2009 Cuma

hamburg-galatasaray

kewell'ın stoper oynaması pancu'nun kadıköyde kaleye geçmesi kadar üzerinde durulası bi konu, bununla başlayalım bi defa..maçın bitmesine 40 dakika kala böyle bi hamle kabul edelim ki bi teknik adam için zar atmakla aynı anlamlı..emre aşık atıldıktan sonra stopere kewell'ı almak ne kadar kumarsa, galatasaray formasıyla henüz resmi maç oynamamış, 5 aydır sakat olan 17lik semih'i oyuna almak da bi o kadar kumar..bülent hoca ilkini tercih etti..kewell'ın genç takımda da olsa stoper oynamışlığının olması ve bülent korkmaz'a maçtan önce stoperde oynayabileceğini söylemiş olması bu kumarı biraz anlaşılır kılabilir..üstüne stoper yoksunluğundan doğan çaresizlik de eklenince, bu hamlenin bi şapkadan tavşan çıkartma gösterisinden çok daha öte olduğunu söyleyebiliriz..bu anlamda bülent korkmaz, fatih terim de değil mustafa denizli de..en azından şimdilik..
***
ilk yarı için söylenecek çok söz yok..hertha berlin maçının biraz kopyası işte..sahaya iyi dağılan, topun kıymetini bilen, dengeli oynayan bi galatasaray..bireysel hatalar yapmadıkça böyle bi oyunla bu seviyede her zaman az gol yersiniz ve sonuna kadar oyuna tutunursunuz..bu fenerbahçe'nin geçen sene iyi başardığı bi oyundu ve galatasaray (bordo rövanşını çıkarıyorum) bu sene uefa'da yoluna bu oyunla devam ediyor..agresifleşmeden, gerginleşmeden sakin oynayarak..galatasaray'ın futbol geleneğinde bu oyun yoktu ama futbol artık ne tam anlamıyla bi hücum oyunu ne de müdafaa..çağın futbolunu özetleyen en doğru kelime denge ve bunu sağladığınız müddetçe ayakta kalıyorsunuz..ve galatasaray'a kısmen de olsa bu karakteri oturtmuş olması skibbe'yi hala oldukça önemli kılıyor..
***
ikinci yarıdaki iki şokla nasıl başedeceği bülent korkmaz için önemli bi testti ama iyi skora rağmen bülent hocanın bu testi başarıyla geçtiğini söyleyemeyiz...lincoln'ü oyundan almak kabul etmeliyiz ki bi teknik adam yanlışıydı..oyun hareketlenmiş, baskı yemeye başlamışken lincoln'ü oyundan almak takımı 20-30 metre daha arkaya atmak demekti, bunu doğru bulmadım..ufak bi parantez; bu durum lincoln'ün oyundan çıkarkenki tavrını rasyonalize etmiyor elbette..öte yandan statik oynayan, topa yaklaşmayan nonda'yı rakibi daha fazla yorma potansiyeline sahip ümit karan'la değiştirmenin bu kadar gecikmesi de bülent hoca'nın ikinci yanlışı oldu..
***
bunca olumsuzluğa ve eklemek gerekir ki barossuzluğa rağmen deplasmanda gol atıp yenilmemek olabileceklerin en iyisiydi..ali sami yen'de tribün desteğiyle ve dengeli bi oyunla galatasaray bu turu da geçecektir..çeyrek final demek kadıköy vapurunun iskeleye yaklaşması demek..yağmurlu bi perşembe gününü bundan daha iyi ne güzelleştirebilir ki?
devlet leş bi kurumdur, holding ve banka da onun yardakçılarıdır, anarşist oluyorum ben.

27 Şubat 2009 Cuma

tanrıyı gördüm..


bu, sıradan bi uefa kupasında üst tura çıkma hikayesinden çok daha başka bi hikaye..çok daha fazlası..dün ali sami yen'de, hagi'yi gördüm kewell topa vururken..yanımda allee, "hagi vurdu, gördüm" dedim, sonra gol oldu..yazı yazacam şuraya, teknik taktik bişeyler zırvalayacam; olmuyor..bi galibiyete ağlayacak takımın taraftarı değil galatasaray taraftarı.. ağlaması yıllar sonra ilk kez "inanıyor" olmasından..real madrid, milan maçlarındaki o efsanevi geri dönüşleri bi kez daha aynı adanmışlık ve inançla görmüş olmasından..sahada arda turan'ı metin oktay gibi, kewell'ı hagi gibi görüyor olmasından..yoksa bi avrupa galibiyetine ağlamaz ki zaten o taraftar..

gerisi hikaye

19 Şubat 2009 Perşembe

bordeaux-galatasaray

3'lü defansı kim icat ettiyse etti ama ideal futbol dünyasında akıl karı diziliş değil..11 kişinin oynadığı oyunda bütün bi kulvarı tek bi kişiye bırakmak haksızlık..bu ayrı bi konu şimdi, dün geceye dönelim..skibbe'nin dün geceki dizilişi, bu sene bi kaç defa denenmiş bi senaryonun ufaktan rütüşlu haliydi..bunun mantıklı olup olmadığı tartışılabilir..balta'nın yokluğunda volkan'a olan güvensizlik, skibbe'nin taktiğini biraz anlaşılır kılıyor, evet..sahanın her yerine yardım götürebilecek agresif üç ortasaha oyuncusuna (topal, barış, ayhan) sahip olmanın verdiği güven de bu dizilişin rasyonelliği açısından ayrı bi parametre olarak kabul edilebilir..
***
bordeaux'nun maçın ilk 15 dakikasındaki baskısının skorborda yansımaması galatasaray'a turu getirebilecek kadar önemli..bunun üzerinde durmalı..ilerde hiç rahat durmayan, sürekli dolaşan baros gibi bi futbolcun varsa yarısahanda baskı yediğin süre de az oluyor..baros'un skorerliğini her zaman tartışabiliriz ama oyunun her anında yerinde durmadan sürekli dolaşmasının oynadığı takım için mühim bi sıradışılık yarattığını kabul etmeliyiz..nerden baksanız özel bi adam işte..ve ancak sakatlanmış olması skibbe'nin devre arasındaki nonda-baros değişikliğini anlaşılır kılabilir..ikinci yarıda oyunda olması, galatasaray'ın ikinci yarıdaki nispi mahkumiyetini daha kabul edilebilir boyutlara indirgeyebilirdi..öte yandan mehmet topal ve kewell için ayrı ayrı parantezler açıp, parantezlerin içini "üst düzey performans" ve "önemli bi sakatlık sürecinden sonra tatminkar bi geri dönüş" şeklinde doldurabiliriz..kuşkusuz bunlar gelecek hafta ki rövanş öncesinde galatasaray açısından sevindirici durumlar..
***
maç analizini bi tarafa bırakıp gelecek haftaki rövanşa gelecek olursak; bu tür maçlarda deplasmanda gol atmanın önemini buraya yazmama gerek yok zaten, herkes biliyor..ali sami yen'de bir gol yendiği takdirde tur için 2 gol gerekecek, bu önemli..ali sami yen'de hiç gol yemeyecekmiş gibi savunmaya, hep gol atacakmış gibi hucüma odaklanmak lazım..çok kolay olmayacaktır..

kofi annan benim için doğurmuş:)

19 Aralık 2008 Cuma

Ne Metalist'miş mübarek!


İki Türk takımından ve Olympiacos'tan sonra, Benfica'yı da devirdi dün gece Metalist Kharkiv. Maçın ilk 84 dakikasını seyredip, ekran karşısı yerine yatakta uyumayı tercih etmenin bedeli olarak maç sonucunu sabah internetten öğrenmiş olduk! Çok klişe olacak ama, kimsenin şans vermediği, grubun averaj takımı olmasını beklediğimiz takımdı. Meğer Ertuğrul Sağlam'ı boşuna yollamış Beşiktaş. Adamların yenmediği takım kalmadı Avrupa'da!

Kupada gruptan çıkmasına kesin gözüyle bakılmasına rağmen grup sonuncusu olan 3 takım var: Benfica, Feyenoord ve Schalke.. Bir de şanssız (!) elenen 4.ler var: Portsmouth ve Sevilla. Sürpriz elenmelerdi bunlar.

Bir üst turu sabırsızlıkla bekliyorum, çok güzel eşleşmelere gebe olacak bence. 18-26 Şubat tarihine kadar UEFA kupası tatil...
kızım seni ediye vereyim mi? istemiyorum baba! kötü şarkı, isteyen youtubeda aratsın

3 Aralık 2008 Çarşamba

hertha berlin-galatasaray

adnan polat-kalli ilişkisi, iki yıldır laçka bir düzlemde seyreden, vıcık vıcık romantizm kokan saçma sapan bir ilişki..30'lu yaşların ortalarına gelmiş, iş hayatı dışındaki saatlerini mümkün mertebe efektif değerlendirmeye çalışan ıssız adam adnan polat ve salata kültürü tavan yağmış, zengin koca peşinde ömür tüketmiş, derin dekolteli plaza çalışanı kalli..ara sıra iş çıkışı bi yerlerde buluşup şarap eşliğinde güzel bi yemek yiyorlar.. yemek boyunca bey'imizin zihninde sex on fire şarkısı çalıyor, şarap bitiyor, gece bitiyor, ilişki bitiyor..abarttım mı bilmiyorum ama galatasaray'ın son 5-6 yıldır teknik direktör konusundaki politikasıdır bu..akşamki maçı da bütün bunlardan bağımsız düşünemeyiz zira ortada son derece miğde bulandırıcı bir durum var..kim ne iş yapıyor, neler dönüyor, bilen var mı galatasarayda? takımın teknik direktörü skibbe'mi hala? o zaman kalli kim? yoksa kalli adnan sezgin mi? kadroyu adnan polat mı yapıyor? cevat hoca nerde? bu soruların cevabını ne ben biliyorum ne de sahadaki futbolcu..hal böyleyken bu akşam alınacak galibiyet de, mağlubiyet de anlamsız..yukardaki fotoğraf ortam olsun diye duruyor orda..
hoşgeldin bariz kardeşim..

6 Kasım 2008 Perşembe

benfica:0 galatasaray:2

bu takım avrupa'da iki maç üstüste kazanmayalı kaç yıl oldu? taraftar bunun ezikliğiyle izliyor avrupa maçlarını..takım bu ezikliği yıkıyor yavaş yavaş..estadio da luz'da bu kadar doğru oynamak, futbolunu bu derece kabul ettirmek kolay değil..olimpiakos maçından sonra sezonun en iyi futbolunu oynadı galatasaray..90+2'de 2-0 öndeyken bile ayağa oynamak, pas yapmak, sakin olabilmek çok önemli..isim yazmak istemiyorum çünkü olağanüstü oynayan oyuncu sayısı iki-üç değil beş-altı..bütün maç için galatasaray adına olumsuzluk ararsanız bulamazsanız..tablo böyleyken, özellikle ikinci yarıda, "ah bu maç şampiyonlar ligi maçı olacaktı" diye iç geçirmeyen galatasaraylı var mıdır acaba? varsa da çok azdır zaten..bu takımın potansiyeli daha fazlasını hakediyor, bu kesin..

maçtan sonra skibbe'ye fenerbahçe maçını soruyorlar, o da "göğsümüzü gere gere gideceğiz" diyor..gerets olsa "kırmızı şarabımı açıp bu galibiyetin keyfini çıkarmak istiyorum önce" derdi..ne alaka derseniz; alakasız bi anektod, aklıma gelmişken yazıyım dedim..

bu arada maçtan sonra ntv'yi açıp, rıdvan dilmen'in "güntekin, galatasaray'ı durdurmak istiyorsanız"la başlayan konferanslarından birini izleyeyim dedim, göremedim..yine de güzel adamsın rıdvan..gözlerinden öperim..

emre gol atınca çok şaşırdı :) arda turan oley..

UEFA günün programı

Cimbom'a bol şans..

A Grubu
Real Racing Club - Schalke
Manchester City - Twente

B Grubu
Metalist - Hertha
Benfica - Galatasaray

C Grubu
Stuttgart - Partizan
Standard - Sevilla

D Grubu
Spartak Moskova - Udinese
Tottenham - Dinamo Zagreb

E Grubu
Wolfsburg - Heerenveen
Milan - Braga

F Grubu
Ajax - Zilina
Slavia - Aston Villa

G Grubu
St Etienne - Rosenborg
Valencia - Kopenhag

H Grubu
Lech - Nancy
Feyenoord - CSKA Moskova
Nişana bir iki...

24 Ekim 2008 Cuma

UEFA Kupası panoraması


Dünkü maçlarda alınan skorlar şöyle:
A Grubu

Schalke 3-1 PSG
Twente 1-0 Racing

B Grubu

Galatasaray 1-0 Olympiacos
Hertha 1-1 Benfica (Hertha zor kurtardı 1 puanı, Cimboma çok yaradı bu durum)

C Grubu

Sevilla 2-0 Stuttgart
Partizan 1-2 Sampdoria

D Grubu

Udinese 2-0 Tottenham (yakındır "ramos'un gidişi" postu)
Dinamo Zagreb 3-2 NEC

E Grubu
Heerenveen 1-3 Milan (müzelerindeki tek eksik! bu sene o sene mi?)
Braga 3-0 Portsmouth (Premier Lig dökülmüş komple)

F Grubu

Zilina 1-2 Hamburg
Aston Villa 2-1 Ajax

G Grubu
Kobenhavn 1-3 St. Etienne
Rosenborg 0-0 Club Brugge (dünün tek golsüz maçı)

H Grubu

CSKA Moskova 3-0 Deportivo
Nancy 3-0 Feyenoord (??)

Uefa kupası eski usule geri dönsüünn!!

22 Ekim 2008 Çarşamba

galatasaray-olimpiakos

tam 8 yıldır 2000'de kazanılan kupayla avunan, karpen'i unutamayan, avrupada 3-4 maç üstüste kazanma hasretiyle yanıp tutuşan taraftarın "umut" gecesidir bu gece..üzüntüye giden yolun başlangıcı olmasın..bitsin artık mastürbasyon...

"your" kelimesinin "r"sinin oralardaydım..kıçım donuyodu..

18 Eylül 2008 Perşembe

bellinzona-3 galatasaray-4

skibbe maçtan önce soyunma odasında volkan ve serkan kurtuluş'a "hücuma çıkın, defansa gömülmeyin" demek yerine, tahtaya 3-5-2 çizip "buyrun, hücum yapmak zorundasınız beyler" demiştir herhalde..güçsüz rakip karşısında, farklı galibiyet alıp kendisini kanıtlaması gereken bir takımsanız, oyunu rakip yarısahada oynamaktan başka seçiminiz olamaz zaten..bütün bunlar hesaba katıldığında 3-5-2 -bugün için- anlamlandırılabilir..en son hatırladığım galatasaray 3lü defansının ismail-erhan-semih'ten oluşan 89 takımının defansı olduğunu da yeri gelmişken eklemek isterim..

oyuna baktığımız zaman, ziyadesiyle net 9-10 pozisyondan 4 gol çıktığını görüyoruz ki bu, ofansif anlamda hedefe ulaşıldığını gösterir..bu cümleyi duymak için bi çok galatasaraylı ne zamandır bekliyor biliyorum; galatasaray'da gecenin en etkili futbolcusu lincoln'dü..sene başından beri forvetin arkasında oynatılıp rakip defansın içinde kaybolan, oyun kurmak için sık sık geriye gelmeye çalışan, basın tarafından taraftarın önüne atılan, günah keçisi lincoln; nihayet doğru yerinde oynatıldı bugün..attığı ve attırdığı bir gol haricinde, ilk yarida nonda ve baros'u, ikinci yari kewell'i, defansin arkasina attigi toplarla toplamda 3 kez kaleci ile karsi karsiya bıraktı..geldiğinden beri kendisinden maç başına 22 gol 15 asist %98 isabetli pas ve 132 top çalma ortalamasıyla oynamasını bekleyen mümtaz türk medyası bu sefer ne der, bilmiyorum..

maçtan sonra servet ve meira'yı dinliyorum, ikisi de "3 gol yemişken nasıl mutlu olabiliriz ki?" diyor..3 golü düşününce kimse mutlu olamaz zaten..skibbe oyunun merkezinde ayhan'dan vazgeçmiyor ama o bölgede mehmet topal oynamayınca galatasaray'da hatlar kopuyor..antalya bir, bellinzona iki..galatasaray'a karşı hücum yaparken yol çok kısa..3 pas yapınca tüm ortasahayı geçiyorsunuz ve servet-meira ile başbaşa kalıyorsunuz..bugün yenen 2 golün en büyük nedeni budur..

sonuç olarak, dünkü kara çarşambadan sonra soru işaretleriyle dolu bir perşembeyi geride bıraktık..gelecek karanlık mı? avrupa'da yine hüsran mı? bu sene mart ayında nerde oluruz?

ben, "uefa finalini kadıköy'de fenerbahçe-galatasaray-beşiktaş birlikte oynar" diyeyim, siz anlayın...

gsfbjk

29 Ağustos 2008 Cuma

Kuralarımız


Metalist - Beşiktaş

Kayserispor - PSG

Bellinzona - Galatasaray

Hayırlı olsun, bence şeker gibi kuralar çektik. Zaten Galatasaray'ın işi kolay görünüyordu. Büyük bir sürpriz olmazsa iki büyük takımımızı görürüz gruplarda.

Kayseri için de ya nasip. Sevilla ve Portsmouth'un torbasından bence makul bir kura. Kezman Fener'de iken Fener'i yendiler, PSG'yi de gayet tabii yenebilirler.